Uzun yillar yurt disinda yasayinca bir sürü anisi birikiyor insanin. Biz üç bes yilligina gitmistik Istanbul’da bir ev alip dönmekti planimiz, öyle olmadi, insanin gözü doymuyor bir ev derken üç bes ev oldu biz hala oradaydik. Böylece otuz bes yil geçti, artik gidelim dedik, gencecik bir delikanli olarak gittigim Almanya’dan saçlari agarmis biri olarak döndüm.
Yonga Hüseyin
Yukaridaki hikaye Norveç’in bassehri Oslo’da geçmektedir. Hikayenin kahramanin asil adi “Odun Hüseyin”dir. Fakat Hüseyin odun sözüne kizdigi için arkadaslari kelimeyi biraz hafifletmisler “Yonga” demislerdir.
Almanya’ daki firmamiz bizi çogu zaman baska ülkelerdeki isyerine geçici göreve gönderdi. Yine böyle geçici bir görevde Norveç’in Oslo sehrinde idim. Çocuklar Almanya’da idiler ben hafta sonlar eve gider pazartesi sabahi dönerdim. Bir an önce çok para biriktirmek için bu görevi kabul etmistim. Çift maas, çift ikramiye, çift izin ve her haftasonu Oslo’dan Almanya’ya gidis dönüs uçak bileti verirlerdi. Böylece Avrupa’nin birkaç ülkesinde yasamak firsati bulmustum.
Norveç te igki Türk kadini
Almanya’dan Oslo’ya döndügümde çok soguktu hasta oldum, bir gece hasteneye yatirdilar, hastane deniz kenarindaydi deniz bazen donuyordu denizin donmasini buz halihe gelirken çikardigi seslerden anliyordum.
Norveç bize göre çok soguk bir ülkeydi, üsütmüstüm oralarda hastahnelerde insani tam iyi olmadan birakmiyorlar. Bizim burada ayakta geçirdigimiz soguk alginligi ve grip onlar için büyük hastalik.
Isyerleri de iyilesmeden gelmeyin diyor, hastalik baskalarna geçiyor sonra bütün isyeri hasta oluyor daha fazla kayiplara sebep oluyurdu. Gripten hasta olan biri en az dört hafta evde yatmak zorundaydi.
Çocuklar Almanya’da ben burada yalniz kaliyordum, hafta sonlari eve gidiyodum. Norveç-Almanya arasi birbuçuk saat sürüyordu uçakla, Cuma günü ögleden sonra geliyor Pazartesi ilk uçakla dönüyordum.
Norveç dünyanin en zengin ülkesiydi Türkler de burada yaygin olarak yasiyorlardi. Norveç halki Türkleri seviyor diger ülkeler gibi dislamiyordu. Biz millet olarak Avrupa ülkelerine uyum sorunu yasiyorduk Norveç halki bu uyumsuzlugu kolay absorbe ediyordu, bizim yabanci bir ülkede yabanci bir kültürün içinde yasamakta bazi sounlar yasiyacagimizi kabul ediyorlar bunlari normal karsiliyorlardi. Diger Avrupa ülklerinde durumdegisikti, tepkileri biz yabancilara sert oluyurdu. Zaten komsularini bile sevmeyen bu ülklerden bizi sevmelerini bekleyemezdik. Ne Almanlar Fransizlari severler ne Fransizlar Amanlari
Fazla Uzun Sürmez
Alman ve Ingilizler, birbirlerinin dillerini bildikleri halde kasten konusmazlar ve yardimci olmazlar. Fransizlar kendilerini Avrupaninen asil irki olarak kabul eder, Almanlar onlarda geri kalmaz hele Ingilizlerle hiç konusulmaz, tarihte ve hepsinin birbirlerine bir kuyruk acisi vardir. Ne Fransizlar Waterlo yenilgisni unutabilmis ne de Fransa ve Ingiltere Ikinci Dünya savasini. Bu düsman kardeslerin Avrupa Birligi adi altinda bir araya gelmelerini hep hayretle karsilamisimdir, fazla uzun sürmez dagalirlar.
Biz lafi fazla uzatmadan Tekrar Norveçe Osloya hastaneye dönelim, burada size iki Giresunlu bayandan bahsedecegim.
Hastaneye her sabah iki bayan geliyordu, çarsaflari degistiriyorlar temizlik yapip gidiyorlardi Türkçe konusuyorlardi ama onlar beni çözememislerdi herseyi uluorta konusuyorlardi gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
“Galiba bu adam bizi anliyor”
B ir gün güldügümü farkedince:
“ Kiz, dedi mavi gözlü olani bu adam bizi anliyor. Biz konustuça güldügünü fark ettim bu Türk.
Öteki yok giz sana öyle gelmistir Türklerde böyle akli basinda yakisikli adam nerde, buraya gelenler hep odun, bu Alman.
-Almanlarda böyle siyah saç var mi , hepsi siçan gibi sari bu ya Italyan ya Yunanli.. Çok yakiskli adam, bizimki aksam eve gelince hep balik kokuyor, adami yikasan da balik kokusu gitmiyor burnumdan.
Hemsürem bizim adamda balikta çalisiyr ama o paketlemede, biz yine de dikkatli olalim bana bizi anliyor gibi geldi.
Senin kocanq neden yonga Hüsyein demisler kiz?
Onun asil adi Odun Hüseyindir, odun denmesine çok kizdigi için Yonga Hüseyin diyorlar.
Ben o zaman otuz ya var ya yokum. Uzun saç modasinin oldugu yillar, saçlarim uzun, Norveçli kizlar yolda yürürken bunlar gerçek saç mi diye arkadan dokunuyorlar.
Ertesi sabah atesim biraz çikmisti serum baglayip gitmislerdi.
-Naber mösyö dedi mavi gözlüsü.. Mavi gözlü, kocasi balik kokan bana takmisti kafayi, Almanca anlamadim dedim
-Biraz kalkta çarsaflari degistirelim dedi isaretle. Ben yine anlamadim dedim. Elindeki çarsaflari gösterdi ben kalktim yataktan
Tertemiz çarsaflari serdi ve arkadasina dönerek. Kiz Ayse ben bu adama bir çorba yapsam ertesi günü ayaga dikerim. Öbür arkadasi biraz çekingen davraniyordu
Elin Gavuru
-Tögbe de kiz Elin gavuruna bir de çorbami yapacaksin tövbe töbe sen de kafayi taktin bu adama koynuna gir bari
-Sevaptir kiz , girerim ne olnus
-Kudurmusun sen hemsürem, baskalari duymasin
-Ben yarin buna bir çorba yapayim giz Asiye sevaptir.
Ertesi günü geldiklerinde çorbayi getirmisti,
-Müsyö sana çorba yaptim, bunu iç hemen yorgani çek yat dedi, eliyle isaretler yaparak anlatti bana bozuk bir Norveç’çe ile. Tamam anlaminda basimi salladim. Çorba gerçekten harikaydi içti ve yattim.
Aksam giderken kaplari almaya geldiler
-Möyö Nasil güzel miydi dedi
-Hayatimda bu kadar güzel bir çorba içmedim dedim Türkçe.
Önce anlamadilar sonra düsüp bayiliyorlardi az daha
-Çekingen olani “Ben sana dememis miydim” dedi.
Ayse eliyle yüzünü kapatmisti “Çok utaniyorm” dedi.
Kalktim onu kucakladim, olsun Ayse sen benim kardesimsin insanligina tesekkür ederim, olur böyle seyler ben zaten bir sey duymadim duyduklarimi da unuttum dedim.
-Abi cahilligime ver dedi.
-O çorbadan kaldi mi
-Getirim abi, çok insan bir adammissin
-Siz nerelisiniz Asiye, bizizm oralardaki gibi konusuyorsunuz?
-Espiyenin köylerindeniz abi ,Giresun Espiye
-Bende o taraftanim, yalniz sizden biraz önce
-Ordu mu abi?
-Hayir Ünye
-Yazin izinden dönerken anneme ugrayin Ünye’de size bir sepet Balcan Inciri toplasin alin getirin en çok inciri özledim..




