On beş Temmuz darbe kalkışması Haşhaşiler gibi devletin içine sızmış hainlerin Türkiye’yi Amerika’nın dümen suyuna evirme operasyonudur.
Aslında Türkiye’yi kontrol etmeyi amaçlayan Amerika planı 1940’lı yıllarda başlamıştır.
İnönü önderliğinde Amerika ile 23 Şubat 1943 yılında antlaşma yapılmış, bundan sonra yapılan birçok anlaşmadan sonra, hepsinden daha tuzak, Truman Doktrini denilen 1947 Anlaşması ile Türkiye Amerika’nın, yani emperyalizmin tuzağına düşen, taşeronu haline gelen bir ülke yapılmak istenmiş, amaç önemli derece de de hâsıl olmuştur.
İnönü Amerika’ya güvenmenin pişmanlığını, 1963,1964 yılında Kıbrıs’a çıkarma yapmaya kalkıştığında, Amerika’nın kaba, nezaketsiz Başkanı Johnson’un, bizim verdiğimiz ‘’silahları kullanamazsınız’’ diye tehdit dili ile yazılmış, diplomasi dili ve nezaketten uzak mektubu okuduğu zaman anlamıştır… Dolayısıyla, Amerika’ya güvenmekle hata ettiğinin itirafı ile derin üzüntü duymuştur.
Amerika daha sonra Türkiye’yi dümen suyunda tutmak için NATO bünyesinde kurulan Seferberlik tetkik kurulunu kullanmıştır… Türk silahlı kuvvetlerinin içerisinde kendine bağlı subaylar yetiştirerek, on yılda bir yaptırdığı darbeler, ta da muhtıralarla Türkiye’yi dizayn etmeyi sürdürmüştür.
Ama Amerika bununla da yetinmemiş, bölgedeki kontrolünü gelişen konjonktüre göre çeşitlendirmek istemiş, CİA eliyle 1960 yıllarda Fethullah Gülen’i sahaya çıkarmıştır.
Fethullah Gülen ilk olarak, Komünizm ile mücadele Derneği ile işe başlamış, sonra Nur cemaati etiketini kullanmış, daha doğrusu, Said’i Nursi’nin talebesi olduğu ve onu temsil ettiği iddiasıyla ülke çapında her alanda kendine yer edinmeye başlamıştır.
Devamında Amerika istihbaratının de desteğiyle bu serpilişle Dünyanın birçok yerinde okullar açarak, etkinliğini akıl almaz derecede yükselmiştir.
Devlet içinde kendini gizleyerek öyle bir seviyeye gelmişti ki, önce polis darbesiyle, adliye darbesiyle ülkeyi ele geçirmeye çalışmış, bu olmayınca da, askeri darbeye kalkışmıştır.
15 Temmuz kalkışmasında 251 yurttaşımız şehit, 2196 kişi yurttaşımız ise çeşitli yerlerinden yaralanarak Gazi olmuşlardır.
Girişime, 8651 asker katıldı… Bu askerlerin 143 tanesi General,1214 kişi askeri öğrenci,1676 ise asker ve erbaş, gerisi ise subay astsubaydır.
15 Temmuz darbe kalkışmasına, 35 tane uçak, 37 tane helikopter, 246 tane tank ve zırhlı araç, 3 tane gemi katılmıştır.
Darbe girişiminin ardından, 21 bin TSK mensubunun ordudan ilişiği kesilmiştir.
Darbe girişimine bilfiil katılan yaklaşık 4723 ordu mensubu tutuklanarak cezaevine konulmuştur.
Darbe seviciler her devirde olmuştur… Onlar bu ülkenin ekmeğini yiyip, Amerika emperyalizmine çanak tutan insanlardır. Ama artık öyle yağma yoktur, milletimiz ferasetiyle bu tuzakları tersine itmiştir, bundan böylede bu tür oyunların ipliğini pazara çıkarmaya kararlıdır.
TUSİAD ve yerim daraldığı için adını saymayacağım bir sürü meslek örgütü, Amerika’nın oyunu olan darbelere destek vermeyi artık bırakmalıdırlar.
TUSİAD’ın büyüklerinden Vehbi Koç’un Kenan Evren’e yazdığı bir mektuptan örnek vermek isterim:
Komünist Parti’nin, solcu örgütlerin, Kürtlerin, Ermenilerin, bir takım politikacıların kötü niyetli teşebbüslerini devam ettirecekleri muhakkaktır, mutlaka engellenmelidir. Zatıâlinize ve arkadaşlarınıza muvaffakiyetler temenni ediyorum. Emrinize amadeyim.
Bu tür darbe seviciler ne yazık ki her devirde olmuştur… 28 Nisan sürecinde koca üniversite hocalarının, hâkimlerin ve gazete patronlarının Genelkurmayda brifing aldıklarını, askeri kalkışmayı alkışladıkları hafızalardadır. 15 Temmuz kalkışmasının yıldönümü münasebetiyle, şehitlerimizi rahmetle anıyorum, Gazilerimize sıhhat ve esenlikler deliyorum… Allah ülkemizi dış ve iç hainlerden korusun.