Yarin 19 Eylül Gaziler günüdür… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM’si tarafindan 19 Eylül 1921’ de maresal ve gazilik unvani verilmesi dolayisiyla 19 Eylül Gaziler günü olarak kutlanmaktadir.
Gazi Mustafa Kemal kendisine Maresal ve Gazilik unvaninin verilmesinin hemen akabinde, 20 Eylül 1921’de Orduya yayimladigi bildiride sunlari dile getirdi: Zaferden dolayi sizin kahramanliklarinizla, sizin gösterdiginiz nihayetsiz fedakârliklar pahasina kazanilan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafindan takdirini gösteren bu rütbe ve unvani, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatimin en büyük iftar sermayesi olarak tasiyacagim.
Sehitlik nurlu, Gazilik onurlu bir rütbedir. Istiklal savasi Gazilerimizden hayatta olan kalmamistir… Ülkemizde yaklasik olarak 1745 Kore Gazisi, 27.175 Kibris Gazisi vardir… Ayrica terör ve 15 Temmuz gazilerimiz ile Gazilerimiz bu topraklarda hiçbir tarihte eksilmemistir, eksilmeyecektir.
1071 tarihi itibari ile Türklerin Anadolu’ya yerlesmeye baslamasindan bu yana ne sehitlerimiz, nede Gazilerimiz eksik olmustur.
Mehmet Akif nede güzel tarif etmistir Anadolu topraklarini’’ Bastigin yerleri ‘’ toprak’’ diyerek geçme, tani. Düsün altindaki binlerce kefensiz yatani’’ diye.
Asya ile Avrupa’yi birbirine baglayan bu topraklar tarihin her döneminde önemli ve stratejik görülmüs, çesitli emeller ugruna hep saldirilara maruz kalmistir. Bu nedenle, bu ülkede sehitlerde, Gazilerde eksik olmaz… Bu bakimdan, Türk milleti Sehitlik ve Gaziligi peygamberlikten sonra en büyük rütbe telakki etmis, ölürsem sehit, kalirsam gazi olurum desturuyla yasamin her evresinde hep teyakkuzda olmustur.
Bir Kibris Gazisi olarak sunu açikça ifade etmek isterim: Bizim askerimiz savasa dügüne gider gibi gider… Bu bakimdan ölüm korkusu yoktur.
Oglu Sehit ya da Gazi olan babalarin, hele analarin o asil durusuna bir bakin, vatan sag olsun deyip acisini içine gömerek sergiledigi asil durusa bir bakin… Bu durusu baska ülkelerde göremezsiniz!
Diger yandan ülkemiz insani sehidine ve gazisine hep sahip çikmis, sevinç ve üzüntüsünü paylasmistir.
Ancak ne hazindir ki zamanla bu durusa tezat teskil eden olaylara da sahit olabilmekteyiz.
Gazi ya da Gazi ailesi ile dalga geçen toplu tasima araçlari soförleri, nerenden yaralandin hani senin yaran yok nasil gazi oluyorsun diyen gafiller var aramizda…
Çok kisi Gaziligin ne oldugunu bilmemektedir… Savasta yaralanarak dönen Gazi malul gazidir, yara almamis ancak savasin sonuna kadar savasmis Gazi’de Muharip Gazidir.
Ne yazik ki Muharip Gaziler arasinda bile ayrim yapilmis, Gaziler sosyal güvencesi olan olmayan diye ikiye ayrilmis, bu durum maaslara da yansitilarak Gaziler arasina ikilik sokulmustur. Bu durum anayasanin 61’ci maddesine de aykiridir.
Anayasanin 61’ci maddesi, Devlet vazife sehitlerinin dul ve yetimleriyle malul ve Gazileri korur, toplumda kendilerine yakisir bir hayat seviyesi saglar, hükmüne isaret eder. Dolayisiyla, muharip Gaziler arasinda var olan bu haksizligin devletimizi yönetenler tarafindan giderilmesi zaruret arz etmektedir. Diger yandan, muharip Gazilerin en azindan bir çocuguna istihdam hakki taninmasi Gazilere teslim edilmesi gereken bir hak olarak degerlendirilmeli ve geregi yapilmalidir. Bu korkulacak bir yük degildir devlete… Ülkemizde 30 bine yakin Gazi vardir, bunlarin 15 bine yakininin çocugu is sahibidir zaten… Geriye kalan Gazi çocuklarina istihdam hakki vermek Muharip Gazilerin hakli beklentisidir.
Kibris Gazileri için zamanla yapilan yanlis degerlendirilmeler için sunu ifade etmek isterim: Kibris harekâtinda 498 sehit verilmis, geri kalan ise kahramanca savasarak Ordumuzun muzaffer olmasi ile Devletimizin Kibris üzerinde belli bir toprak parçasinda hâkim olmasina vesile olmus, Adadaki Türk varliginin da istikbal ve istiklalini kazandirmistir… Bu güne baktigimizda kazanimin bununla sinirli kalmadigini görürüz… Bu gün Kibris civarinda gemilerimiz dogalgaz basta olmak üzere aramalar yapiyorsa bunun hem Türkiye, hem de Kibris Türkleri için Kibris baris harekâti sayesinde meydana gelen kazanimlar oldugunu hatirda tutmak lazimdir. Bu duygu ve düsünceler içersinde sehitlerimizi ve Basta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaslari olmak üzere, vefat eden Gazilerimizi rahmetler anarken, tüm Gazilerimizin Gaziler gününü en derin kalbi duygularimla kutluyor ve esenlikler diliyorum