
BUGÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
O nedenle tarihin unutulmaması gereken unutulmuş mezarlığından bir Türk kadınının hikayesi,
MERYEM ATMACA
Bu kadın, babasının verdiği 10.000 altın ile o günkü şartlarla istanbul boğazında yalı alabilecek bir durumda iken, bu altınları 1917 yılında rusya’da esir olan 1800 askerimizin yurda dönmesi için harcamış, teşkilat-ı mahsusa mensubu eşi ile birlikte 1921-22’de Enver paşa komutasında orta asya steplerinde at üstünde rus ordularına karşı savaşmış, ittihat ve terakki liderlerinden cemal paşa’nın peygamber efendimizin eşleri için kullanılan bir sıfat olan “ ümmehat-i islam” ifadesi ile tanımladığı, esaretten kurtardığı askerlerimizin “esirlerimizin anası” dedikleri, sivil olmasına karşın cenazesi1945 yılında askeri tören ile defnedilmiştir.
Onun Türkiye’deki adı
MERYEM ATMACA
İşte o fedakâr türk kadınının örnek alınacak hikayesi:
*Günümüzde Rusya Federasyonu içinde yer alan Başkurdistan’ın Ufa şehrinden bir din aliminin kızı olan 1899 doğumlu Meryem, Rusya’da esir olarak bulunan Teşkilat-ı Mahsusa mensubu geçici Yüzbaşı Ali Rıza ile Ufa’da evlenir*.
*Babasının verdiği 10.000 altını, Rusya’da esir olan 1800 Osmanlı askerinin kurtarılarak, Anadolu’ya sevki için rüşvet vermek üzere harcamakta tereddüt göstermez*.
*Enver Paşa bölgeye gelmeden önce, eşi Ali Rıza Bey ile Buhara’da Rusya aleyhine savaşa katılır*.
*Eşi ile at sırtında çatışmalara katılır, yaralıların tedavisi için çalışır. Enver Paşa’nın vefatı ardından küçük çocuğu ile at üstünde Türkmenistan, Afganistan, İran üzerinden 1924’de Türkiye’ye girişine izin verilir*.
*1925’te eşi Ali Rıza Bey, dönemin İstihbarat kuruluşlarından da sorumlu olan Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak tarafından İran/Urumiye Başkonsolosluğuna Muavin Konsolos olarak atanır*.
*1928’e kadar İran’da görev yapar*.
*Maddi sıkıntı çektikleri için müracaatlarına atfen, Ankara/Kalaba köyünde Devletin yaptırdığı konutlardan verilir*.
*Gazi Mustafa Kemal* imzalı Bakanlar Kurulu Kararında *Harbi umumide Ruslara esir düşerek, Sibirya’ya gönderilen Türk zabitan ve efradından 1800 kişiyi, 10.000 altın sarfetmek suretiyle ana vatana kavuşturan ve Türkistan’da milliyet hareketlerinde, vatanımız lehine cansiperane çalışan Ali Rıza Bey ve refikası Meryem Hanım*” olarak tanımlanırlar.
Ali Rıza Bey, 1934’te Atmaca soyadını alır, daha sonra ailesi ile Ankara’dan İstanbul’a yerleşir.
*Meryem Atmaca’nın, Başkurdistan’ın Ufa şehrinde 1899’da başlayan hayat yolculuğu, 14 Mart 1945’te İstanbul’da sona erer.
Günümüzde pek bilinmeyen bu cismi küçük, yüreği büyük Türk kadını için askeri tören yapılır ve esaretten kurtardığı binlerce kişi “Esirlerin Annesi” nin cenaze törenine katılır*.
*Mezarı, E5 yolu genişletilmesi sırasında kaybolur*.
*Ali Rıza Bey, 1965’te sırları ile vefat eder, Vatana Hizmet Tertibinden maaş bağlanan kızları Turan Atmaca ise 2007’de*....
*Meryem Atmaca’dan günümüze sadece birkaç fotoğraf ve İstanbul Göztepe semtinde bir sokak adı kalmıştır*.
*8 Mart Kadınlar Gününde bu kendi küçük yüreği büyük Türk Kadınını anmak, ona karşı borcumuzu ödetmez ama, onu tarihin unutulmuşlar mezarlığından belki çıkartabilir*.
Saygı ve Rahmet ile…
Sevgi ve saygılarımla.
Burhan TOKCAN
(Burhan Tokcan sayfasından alınmıştır.)