Günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan stres, kontrol edilemediği zaman kişilerin yaşamına olumsuz yönde etki etmektedir. Kontrol edilemeyen stres kişinin yaşamında fiziksel, duygusal, davranışsal ve ruhsal sorunlar meydana gelmesine, hatta bu sorunların kalıcı hastalıklara dönüşmesine neden olabilmektedir. Bu durum bir süre sonra kısır döngü şeklinde kişinin yakın çevresi ile ilişkilerine, iş ve aile yaşamına da olumsuz etki etmeye başlayabilmektedir.
Kişinin yaşamında stresin son bulmasını beklemek gerçekçi olmayacaktır. Stres aynı zamanda daha kaliteli bir yaşam için, yaşamda başarılı ve mutlu olabilmek için gerekliliktir de… Bu nedenle, kişinin stresle yaşamayı öğrenmesi ve stresin olumsuz etkilerini en aza indirebilmek için stresi nasıl yöneteceğini bilmesi gerekmektedir. Stresin yönetilebilmesi için öncelikle kişinin kendini ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde tanıyabilmesi, hayatında strese neden olan faktörleri fark edebilmesi, stresin hangi şekilde ve ne tür belirtilerle ortaya çıktığını, hayatında nelere etki ettiğini, sonuçlarının neler olduğunu, stresini kontrol edebilmek için nelere ihtiyac duyduğunu bilmesi gerekmektedir.
Her insan farklı sebeplerden ve farklı şekillerde stres yaşayabilmektedir. Birçok insan için ortada hiçbir problem yokken başka bir kişi kontrol edemeyeceği düzeyde stres yaşayabilmektedir. Stres düzeyinde ve stresi yaşama biçiminde bireysel farklılıklar en önemli belirleyici olmaktadır. Aynı olaya maruz kalan aile üyelerinde, hatta kardeşlerde stresin ortaya çıkışı çok farklı şekillerde olmaktadır. Araştırmalar, stres kaynağından çok, strese maruz kalan kişinin tehdit algısının sonucu belirlediğini göstermektedir.
Her insanın farklı sebeplerden ve farklı şekillerde stres yaşayabileceğini ve bireysel farklılıklara karşı anlayışlı olmamız gerektiğini unutmamalıyız. Kişinin hayata bakış şekli ve olaylara yüklediği anlam, etkilenme biçimi konusunda da belirleyici olmaktadır.
Stres herkes için yaşamın varlığı kadar gerçektir ve stres konusunda belirleyici olan kişinin ‘zayıf’ ya da ‘güçlü’ oluşu değildir. Herkes stres yaşar… Psikolojik sağlamlık ve güçlü olmak kişinin stresle başa çıkabilme durumunda belirleyicidir…
Stresle başa çıkabilmek için öncelikle bizim için stresin ne olduğunun ve hayatımızı nasıl etkilediğinin farkında olmalıyız. Stresi tam olarak ortadan kaldıramayacağımızı ancak stresle başa çıkmayı öğrenebileceğimizi unutmamalıyız. Stresi yönetebilme becerisine sahip olmak kişinin fiziksel ve ruhsal dengesini korumasına yardımcı olurken, problem çözme, karar verme yeteneğinin ve günlük yaşamda etkinliğinin artmasına olanak sağlamaktadır.
Stresi yönetebilmek için öncelikle stres yaşamamıza neden olan ‘bireysel ve çevresel’ faktörleri ve stresin üzerimizdeki ‘fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal’ etkilerinin ne olduğunu doğru şekilde fark etmemiz gerekmektedir.
İçinde bulunduğumuz durumu doğru şekilde fark ettikten sonra eğer mümkünse, strese neden olan koşulları ve içinde bulunulan olumsuz durumu değiştirmemiz, değiştirilmesi imkânsız olan durumları pozitif yaklaşımla kabul etmemiz, içinde bulunduğumuz durumu yorumlama şeklimizi ve bakış açımızı değiştirmeye çalışmamız ve yaşam tarzımızı gözden geçirerek, çeşitli egzersiz, gevşeme yöntemleri, sosyal destek yoluyla strese neden olan unsurlarla mücadele etmemiz gerekmektedir.
Unutulmaması gereken, herkesin olaylardan etkilenme biçimi farklı olduğu için stresi yönetme şekli de kişiye özgüdür. Öncelikle kişinin kendisini doğru şekilde tanımaya ve anlamaya çalışması, kendisine iyi gelecek alanlara yönelmesi gerekmektedir.