Menü Ünye Kent Gazetesi
M. HASAN ÖZ

M. HASAN ÖZ

Tarih: 11.06.2022 15:44

YUNUS EMRE HÜMANİST DEĞİL İNSAN-I KÂMİLDİR

Facebook Twitter Linked-in

BİZİM YUNUS 

Yunus Emre Hazretlerinin kim olduğunu hiç birimiz layığı ile anlatamayız. Çünkü O mübarek insan nefsinin tüm kademelerini aşmış ve yüce Yaratıcının halifesi olmuş bir mertebeye ulaşabilmiştir.

Artık o mertebelere bugün kimseler ulaşamıyor.

Aslında O’nun özellikleri ve güzellikleri ile yeterli bilgiler tam ulaşamamıştır bugünlere. Bir miktar eserleri ile anlamaya çalışıyoruz.

Çünkü O mübarek eserlerinde öyle bir ruh yaşattı ki, yüzyıllar sonra bugünlere en tesirli mısraları ile gelebildi ve insanlığa ders vermeye, ufuk açmaya devam etti.

Yaşadığı dönemde ülkeleri, beldeleri meşakkatle dolaştı, öğrendi, öğretti, örnek oldu. İnsanlık ve tüm yaratılmışlara bakışı yaratanın azameti sıfatı ile oldu. O yüzden görülmemiş bir aşk ile ruhlara hitabetti.

 

DERİN SEVGİ

Yunus Emre Hazretlerinin düşünce dünyası sevgi temeli üzerine kurulu oldu daima. Sade ve samimi bir tasavvufi düşünceye sahip olarak eserlerinde, duru Türkçesi ile şiirlerinde samimiyet, heyecan ve aşkı yaşadı ve yaşatmaya gayret etti. İnsanlığı kardeşliğe, şefkate, merhamete ilahi aşka davet etti.

İnsanı ve tüm yaratılanları sevmekle başlayan aşk deryası dünyasında Allah’a uzanan derin sevgi ile noktalanan düşüncelerinde “BANA SENİ GEREK SENİ” dedi.

Çünkü kaynaklarımız bize bu temelde yaşamayı ve düşünmeyi vazediyordu. Yaratıcımızı, sınırsız sevmek ve sadece O’nun rızasını gözetmek ve de Allah’ın sevdiği kulu olabilmek ulaşılması gereken yegâne hedeftir. Böylece insan dünyadan da hatta cennetten de daha sevgili gelen ve mutluluk veren, haz veren bir duruma ulaşabilir. Çünkü insan cennete gittiği zaman yaratanın cemalini görünce cennet gibi sınırsız güzellikler insan gözünde hafif kalır diyor kaynaklarımız.

 

HEDEF CENNET DEĞİL

Cennetin güzelliklerini ve nimetlerini sayıp bitiremeyiz. O güzellikler ve mutluluklar yurdudur. Kaybettiklerimizi bulacağımız yerdir. En güzellerin sizi bekledikleri bir vuslat yeridir.

Her iman eden, tabii ki cenneti arzu eder. Cenneti ister. Cehennemden kaçar, cehennemden Allah’a sığınır.

Ama hiçbir zaman hedefimiz cennet olmamalıdır. Tasamız, derdimiz cennet olmamalıdır.

İbadetimizde ve hayatımızın bütün güzelliklerinde temel hedefimiz Allah’ın rızası olmalıdır. Allah tarafından sevilmek, Allah’ın rahmetini kazanmak olmalıdır. Zaten derdi bu olanın gideceği yer elbette ki cennet olacaktır.

 

BANA SENİ GEREK SENİ

Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni

Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni

 

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

 

Aşkın âşıkları öldürür, aşk denizine daldırır

Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni

 

Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem

Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni

 

Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek

Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni

 

Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar

Toprağım anda çağıralar, bana seni gerek seni

 

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni

 

Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum

İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

 

İşte Yunus asıl ve en çok mutluluğun Yaratanı müşahede etmek, görmek olduğunu çok iyi keşfettiği için O’nu razı etmeyi ve görmeyi hedefine koymuş, nefsin o mertebesine ulaşmıştır.

 

Bizler dünyaya meyleden insanları eleştirip duruyoruz, bir de tebliğ yaptığımızı düşünüyoruz; tabi kendimiz de ne kadar az meylediyoruz dünyaya ayrıca düşünmek lazım.  Yunus ise neredeyse cennete meyledenleri eleştirecek. Allah’ı görmek hedefi varken, cennete girmek arzusu da neyin nesi der gibi. Halimize bakın.

Ona göre O’nun rızası için insanı sevmeli ve insanlığa aşkla hizmet etmeli, diğergam olmalı yani başkalarını düşünmeli, hodgam olmamalı yani sadece kendimizi düşünmemeliyiz. Zaten başkalarını düşünen toplumda herkes birbirine hizmet eder, herkese hizmet gelir. Kendini düşünenlerden olan toplumda ise durum nasıl olur siz düşünün. İnsanlar birbirini yer ve birbirine düşer, ne sevgi kalır ne ahlak. Dünyası da zehir olur insanın, ahıreti de Allah korusun.

Yunus Emre’yi de bolca okumalıyız, anlamalıyız, tavsiyelerine ve felsefesine uymalı ve gerçek başarıyı, mutluluğu yaşamalıyız. Bunu hepimiz yapabiliriz.

 

Bildiğimiz en önemli eserleri Divan’ı ve Risalet’ün Nushiyyesi’dir. Şiirlerinde adeta insanın yaratılış gayesini işlemiş tasavvufi güzel sade Türkçesi ile tüm insanlığa gerçek hayat serüvenini çizmiştir. Aruz ve hece vezni ile yazdığı eserlerinde Türkçeyi edebi bir dil haline getirmiştir. Şiirlerinde apayrı bir üslup oluşturmuştur. Kelimelere çok özel anlamlar yüklemiştir. Bu özellileri ihtiva üslubu ile şiirleri bugünlere kadar en etkili bir şekilde gelebilmiştir.

 

GERÇEK İNSAN, İNSAN-I KÂMİL

O’nun tarif ettiği gerçek insan insan-ı kâmildir. İnsan-ı kâmil olanlar temizdir, dürüsttür, merhametlidir, sevgi doludur, fedakârdır, sabırlıdır, samimidir, gerçek dosttur, faydalıdır, affedicidir, ahlaklıdır, önderdir ve örnektir.

O’nun Türkçesi de anlaşılır, saf, duru, temiz, derinlikli, anlamlı, tasavvufi ve sevgi doludur.

Tüm insanlığın saadeti için seslenir yine insanlara.

Yapmamız gereken ise O’nu olabildiğince anmak ve anlamak, eserlerini devamlı okuyarak oradaki verilen mesajlara uygun yaşamaktır.

 

700 yıldan bu yana Balkanlardan Doğu Türk âlemine kadarki sahada bütün Müslüman Türk gönüllerde tahtını kurmuş ve Türk Milletinin en büyük unsurlarından, çığır açanlarından biri olmuştur.

Sonra da dünyaya mal olmuştur. Neden? Çünkü “Gelin tanış olalım, İşi kolay kılalım, Sevelim sevilelim, Dünya kimseye kalmaz” demiştir.

Dünyayı da bu etkilemiştir herhalde.

“Biz kimseye kin tutmayız

Ağyar bile dosttur bize” diyor.

“Biz kimseye kin tutmayız

Cümle âlem dosttur bize” diyor.

Neden?

Yaratılanı sevdik yaratandan ötürü de ondan.

Yaratan insanlığa ağyar da olsa insanlar eliyle hizmet ettiriyor. İnansa da, inanmasa da.

 

Yunus Emre’nin dünyasını ALLAH AŞKI, TEVHİD DÜŞÜNCESİ, AHLAK ve GELENEK gibi dört mefhum oluşturduğunu belirtir O’nu araştıranlar.

İdealize ettiği tip İNSAN-I KAMİL’dir.

İnsan-ı Kamil nedir?

Hak ile halk arasında bir köprüdür.

Allah’ın ahlakı ile ahlaklanandır.

Ahlakı kemale erişmiş demektir.

Sadece Allah rızası için insanlara en büyük fedakârlıkla hizmet eden, şefkatli ve diğergam insan demektir.

Allah insanı yarattı, onu kendisine dünyayı imar etmesi ve adaleti sağlaması için halife tayin etti.

İnsana ruhundan üfledi.

Gayesine inanan ve bu uğurda çalışana ilahi adaleti gereği de başarı ihsan etti.

İşte bunları kavrayan ve yerine getirenler insan- kâmil olma yolundadır.

Yunus’un da davası budur.

 

DİNAMİK MUTASAVVIF

Yunus Emre’nin tasavvuf anlayışı Kuran’a, Peygambere, kendinden önceki İslam Mutasavvıflarının fikir sistemine dayanır.

O’nun mutasavvıflığı dinamiktir. Manevi hayatı toplumla, doğayla iç içe yaşar.

Yunus Emre şiirlerini, bugün bile okunması lezzet verecek derecede temiz, duru ve açık bir Türkçe ile yazmış. Orta Asya’daki Ahmet Yesevi çığırını Anadolumuzda şiirleri ile ve ilahileri ile devam ettirmiş. Ancak bu taklidi anlamda olmamış, hikmet geleneğini kendi kabiliyeti ile yoğurmuş orijinal bir şairdir. Söyleyişi, ses ve yüksek seviyedeki ahengi orijinaldir. Bundan dolayı da yüzyıllardır yaşayan bir ilahi sesin sahibi olmuş, ölümsüz bir Türk-İslam klasiği olmuştur.

MAKAMI ÜNYE TOPRAKLARINDADIR

Edebiyat tarihçileri, edebiyatçılar, tarihçiler çok araştırmıştır Yunus Emremizi.

Abdulbaki Gölpınarlı, Nihat Sami Banarlı, Fuat Köprülü, Ahmet Kabaklı, Faruk Timurtaş, Mustafa Tatçı hocalar ve niceleri.

Makamının, kabrinin, türbesinin bulunduğu öne sürülen nice yerler vardır topraklarımızda.

Eskişehir, Karaman, Aksaray, Bursa, Erzurum, Sivas, Afyon, İzmir, Isparta, Manisa gibi.

Bu O muhteşem insanın, cevherimizin, insan-ı kâmil varlığımızın, büyük değerimizin insanların gönlünde ne kadar önemli olduğunu gösterir elbet.

Ama O Ünye topraklarında yatmaktadır ve özellikle bizim de değeri ölçülemez cevherimizdir.

 

YUNUS EMRE HÜMANİST DEĞİL İNSAN-I KÂMİLDİR.

 

Yunus Emre ile ilgili kitapları ve Yunus Emre’nin eserlerini okumanızı, şiirlerini ezberlemenizi, şiirlerinden bestelenen eserlerini öğrenmenizi tavsiye ederim.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —