Akilli, yani akliselim davranmamak bazen sadece kisinin özgürlük alani olarak ya da karida zarari da kendine ait seklinde degerlendirebilinir. Ancak bu tutum sayet kendi disinda etrafina, hatta ülkesine zarar verecek boyuta ulasirsa, o zaman kisinin davranisi özgürlük sinirindan çikip aymazliga, hatta hainlik mesabesine ulasir.
Osmanli döneminde de ülkesi aleyhine çalisanlar vardi, simdi de var. Çok genis istihbarata sahip olan Sultan Abdülhamit bile bunlardan çok çekti, çektigi ile kalmadi tahtindan oldu.
Mahmut Övür kösesinde bahsetmisti: Millet ittifakinin gölge üyesi olan DHP nin hapisteki Es Baskani Selahattin Demirtas, uluslar arasi ‘’ ziyaretçi liderlik programi adi altinda’’ üç hafta süreli, CIA’nin ajan yetistirme kursundan geçirilmis ve üstün basari belgesiyle mezun olmustur. Hatirlayacaksiniz… Ülkelerin en mahrem bilgilerine vakif Amerika eksenli Wikileaks denen kurulus desifre olmustu hani! Iste o kurulusun belgelerinde Amerika Adana Konsolosu, Demirtas için; Kürt meselesinde kullanacagimiz en ideal kisidir diyor.
Suriye’de olaylar basladiginda, Ahmet Türk ve baglamaci Selo Amerika’ya gidip, basta CIA olmak üzere ilgili kurumlarla görüstükten sonra, biz ABD’ den Suriye’de bize rol vermesini istedik, demediler mi?
Eh geçtigimiz günlerde P 24 olmak üzere bazi yayin kuruluslarinin Amerika tarafindan fonlandigini duymadik mi?
Ha simdi duyduk diye yeni bir durum degildir tabi hadise!
Amerika gibi bir ülkenin ülkemiz üzerinde uygulamak istedigi planlarini sadece basin kuruluslari ya da siyasetçiler üzerinden yürütecegi sanilmamalidir.
Amerika maalesef ülkeler üzerine kurguladigi planlarini, sivil ve askeri bürokratlar üzerinden de gerçeklestirir.
Ülkemizde 1960’da askeri darbesi yapildiginda beyaz Saraya haber ‘’bizim çocuklar gerçeklestirdi’’ seklinde ulastirilmistir.
Asi konusu: Ülkemiz için iyi düsünmeyen, devlet ve çesitli kuruluslarin rüzgârini arkasina almaya çalismak ne denli gayri milli davranis ise… Asi karsiti olmak, asi olmaktan kaçinmak, asi olmanin zararli oldugunu degisik mecralari kullanarak ilan etmek, asi olmamayi tesvik etmek ve övmek de akla ziyan düsünce ve davranis oldugu gibi, kul hakkina girmek ve ülkeye kötülük etmektir… Bunu açikça söylüyorum!
Hiç asi olmak istemeyen, birinci asiyi olup da sosyal medyada duydugu habere inanarak ya da baskalarinin gazina gelerek ikinci üçüncü asiyi olmaktan kaçinanlar bilsinler ki, bu davranislari vatan hainligine yakin bir tutumdur. Çünkü ülke ekonomisine ve baskalarina zarar vermektedirler.
Bakin korona da yükselis ve hastaneye yatis oranlarina, % 95’si asi olmayanlardan olusuyor.
Iktidar asi olmayanlarla ilgili kanun hükmünde kararnameler ya da yasal düzenlemelerle, her nasil gerekiyorsa, siki tedbirler almalidir.
Asi olmayanlarin alisveris merkezlerine, kâffelere, lokantalara, sosyal tesislere, hatta kamu kurumlarina girmelerine, yasak getirilmelidir.
Tam serbestlikten sonra yeterli dikkatin gösterilmemesi hepimize ziyan olarak dönecektir.
Kapanma olursa yazik degil mi o zaten yarali olan lokanta ve kahvehane sahiplerine?
Dügün derneklerde de mesafeye dikkat edilmedigi gibi, sarilmalar öpüsmeler hat safhada.
Sarilmadan tebrik edilmez mi, hal hatir sorulmaz mi be kardesim?
Bu böyle olmaz… Bu konuda kisi kendisini düsünmese bile, baskalarini düsünmek zorundadir. Asi olmamak ve mesafeye dikkat etmemek bir tercih ve özgürlük degildir… Tamire muhtaç bir akil halidir.