Menü Ünye Kent Gazetesi
MİSAFİR KALEM

MİSAFİR KALEM

Tarih: 15.10.2021 08:30

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ’NÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM POLİTİKASI Birinci bölüm

Facebook Twitter Linked-in

Ordu Büyüksehir Belediye Baskani Dr. Mehmet Hilmi Güler, Eylül ayinin baslarinda iki yil içindeki yapilan Ordu sehrinde Sürdürülebilir Turizme yönelik faaliyetleri basinla paylasmisti. Basina tanitilan Sürdürülebilir Turizm faaliyetleri, yerel kalkinmaya katkisi ve dolayisiyla Ordulu herkesin dogrudan veya dolayli faydalanabilecegi bir çalismadir. Sürdürülebilir Kalkinma, sürdürülebilir turizm hedefleri sadece ulusal ölçekte degil, uluslararasi ölçekte de benimsenmektedir. Sözkonusu kavramlar üzerinde çalisma yapan akademisyenler bu konuyu önemsemekte ve bu yöndeki uygulamalari takdirle karsilamaktadir.

Ordu ilinin en büyük ilçelerinden biri olan Ünye kentinde Sürdürülebilir Turizm hedefine yönelik neler yapilabileceginin sözkonusu oldugu yazi üç bölümde sunulacaktir. Bu bölümde Birlesmis Milletler Örgütünün Sürdürülebilir Turizm Politikasi ele alinarak kavramin içerigi verilecektir.

Sürdürülebilir turizmin uluslararasi ölçekte dile getiren ilk kurum Birlesmis Milletler’dir. 1972 yilinda düzenlenen BM Stockholm Konferansinda ilk defa sürdürülebilir kalkinma ve çevre konusu ele alindi. Sürdürülebilir kalkinma kavrami, Brundtland Raporu olarak da bilinen Ortak Gelecegimiz raporunda ele alinip tanimlandi.

1987 yilinda daha çok Brundtland Raporu diye bilinen “Our Common Future” raporu BM Genel Kurulunda kabul edildi. Bu raporun çikisinda Genel Kurul’un 19 Aralik 1983 tarihli ve 38/161 sayili kararinda, sürdürülebilir kalkinma için önerilen stratejiler de dahil olmak üzere, 2000 ve daha sonraki yillara kadar çevre ve küresel sorunlara iliskin bir rapor hazirlamasi gereken özel bir komisyonun kurulmasi vardir. Komisyon daha sonra Çevre ve Kalkinma Dünya Komisyonu adini kabul etti. Ayni kararda, Meclis, Birlesmis Milletler Çevre programinin görev ve yetkileri dahilinde, özel komisyonun raporunun, ilk olarak Yönetim Kurulunun 2000 Yili ve Ötesine Çevresel Perspektifinin hazirlanmasinda temel malzeme olarak kullanilmasi gerektigini kararlastirildi.

Raporun 27. maddesinde sürdürülebilir kalkinma kavrami "Insanlik, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarini karsilayabilme yeteneginden ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarini karsiladigindan emin olmak için kalkinmayi sürdürülebilir hale getirme yetenegine sahiptir. Sürdürülebilir kalkinma kavrami sinirlar anlamina gelir ama bu sinirlar mevcut teknoloji ve sosyal organizasyonun çevresel kaynaklara ve biyosferin insan faaliyetlerinin etkilerini absorbe etme kabiliyetine dayattigi sinirlamalardir. Ancak teknoloji ve sosyal organizasyon, yeni bir ekonomik büyüme çagi yaratmak için hem yönetilebilir hem de gelistirilebilir. Komisyon, yaygin yoksullugun artik kaçinilmaz olduguna inanmaktadir. Yoksulluk, yalnizca kendi basina bir kötülük degildir, ancak sürdürülebilir kalkinma, herkesin temel ihtiyaçlarini karsilamayi ve daha iyi bir yasam için arzularini yerine getirme firsatini genisletmeyi gerektirir. Yoksullugun endemik oldugu bir dünya her zaman ekolojik ve diger felaketlere egilimlidir."

Brundtland Raporunda turizm sektörü basli basina ele alinmamistir. Bununla beraber sürdürülebilir kalkinma için turizmin de sürdürülebilir olmasi gerekliliginin farkina varilip düzenlenmemistir. Turizm kelimesinin geçtigi 24. Maddede Kenya’nin turizm için topraklarinin %6sini park ve rezerv olarak tahsis etmesine karsin korunan arazilerin çiftçilerin baskisina maruz kaldigi belirtilmistir. Raporun 65. Maddesinde de daha fazla vahsi yasam turizminin tanitiminin Ulusal Koruma Stratejileri, koruma ve kalkinma programlarini koordine etmek için önemli araçlardan olabileceginden söz edilmektedir. 

1989 yilinda WTO’nun Dünya Parlamentolar Birligi ile birlikte ortaklasa düzenledigi Turizm ile ilgili Parlamentolar Arasi Konferansta Turizm üzerine “Lahey Deklarasyonu Belgesi” kabul edildi. Bu deklarasyonda turizmin gelismesi için bozulmamis bir doga, dejenere olmamis bir kültürel ve sosyal çevre temel kosul oldugu belirtilmistir. Ayrica insanligin ortak mirasi olan tarihi ve dogal alanlarin korunmasi, yerel halkin ekonomik açidan gözetilerek, turizmin ayni zamanda yerel halk tarafindan sahiplenmesi saglanmalidir. Bu belgede turizm ile çevre arasinda içsel bir bagin oldugu göz önünde tutularak etkin önlemler alinmasi gerektigi belirtilmistir. Bu önlemler de su sekilde siralanmaktadir: Turistlerin ziyaret ettikleri yerlerde, dogal, kültürel ve sosyal çevreyi korumalari ve saygili olmalari için yerli ve yabanci turistlerin bilgilendirilerek egitilmesi; BM Genel Kurulu'nca kabul edilen Dünya Çevre ve Kalkinma Komisyonu Raporu'nda (Brundtland Raporu) ve Birlesmis Milletler Çevre Programi'nin (UNEP)’in “2000 Yili ve Sonrasindaki Çevresel Perspektif Raporunda” ortaya konulan “sürdürülebilir kalkinma” kavrami temelinde turizm gelisiminin entegre planlamasi desteklenmistir. Turistler tarafindan ziyaret edilen tatil sitelerine erisimi kolaylastirmak için, sitelerin erisim kapasitesini koruma amaciyla bazi dönemlerde erisime' kisitlamalarin getirilmesi, tarihi, arkeolojik, sanatsal, kültürel, dinsel, bilimsel sosyal veya teknik spor, rekreasyon ve dinlenme alanlari ile diger doga turistik kaynaklarin envanterinin çikarilarak, kamu tarafindan yapilacak imar planlarinda rasyonel kullanma ve korumaya dikkat edilmesi, alternatif turizm türlerinin gelistirilmesi ve yerli halkin sosyo-kültürel kimlik ve degerlerinin bozulmadan, ziyarete gelenlere özgün turistik ürün ve olanakla sunmak, bu amaçla ulusal ve uluslararasi düzeyde gerekli kamu ve özel sektör isbirligini saglamak denmistir. Bu belgede kültürel ve tarihsel degisime karsi direnci, çevreye saygiyi ve çevre ile bütünlesmeyi ifade eden alternatif turizm türlerine atifta bulunulmustur.

1992 yilinda WTO, "Gündem 21"in olusturuldugu Rio de Janeiro (Brezilya)'da düzenlenen BM Çevre ve Kalkinma Konferansi'na katildi. Rio Konferansi'nda kabul edilen Sürdürülebilir Kalkinma Gündemi 21 için BM eylem plani toplam 40 farkli konu ve 115 programi kapsamistir. Bununla birlikte, tematik genislige ve toplumdaki tüm gruplari dahil etme tutkusuna sürdürülebilir kalkinmayi tesvik etmek için eko-turizme sadece birkaç kisa atifta deginilmistir. Yeterli dikkat gösterilmemesine ragmen, turizm, Gündem 21'in tavsiyelerini takip eden ilk sektördü ve tüm ticari sektörler uluslararasi düzeydeki Gündem 21'in sektörel versiyonunu gelistirmesi gerekiyordu. 1996 yilinda turizm için ayri bir Gündem 21 yayimlandi. Plan, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), Birlesmis Milletler Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Rio Konferansi'nin tavsiyelerini izlemek için kurulmus uluslararasi STK'lardan olusan Dünya Konseyi ile ortaklasa gelistirilmistir.

Gündem 21 planinin genel hedefi üç oldu. Birinci hedef sürdürülebilir kalkinmayi uluslararasi düzeyde gerçeklestiren bir sistem ve prosedürler olusturmak, turizm endüstrisindeki tüm kararlarda temel bir düsüncedir. Ikinci hedef ise turizmde sürdürülebilirligi saglamak için gerekli önlemleri belirlemektir. Üçüncüsü de kendi kendini düzenlemenin, turizmde sürdürülebilir kalkinma hedefini uygulamak için en etkili strateji oldugunu tartismaktir.

2002? yili Uluslararasi Ekoturizm Yili olarak ilan edildi. Quebec (Kanada) kentinde Ekoturizm üzerine Quebec Bildirgesi'ni benimseyen Dünya Eko-turizm Zirvesi düzenlendi. Zirvede Ekoturizm “Yeryüzünün dogal kaynaklarinin sürdürülebilirligini güvence altina alan, yerel halklarin ekonomik kalkinmasina destek olurken, sosyo-kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir koruma yaklasimidir” diye tanimlanmistir.


Figen TASKIN[1]



[1] Asst. Prof. Dr., Ordu University, Department of Political Science and Public Administration, figentaskin@ordu.edu.tr


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —