Sadece bir ara günlerce eve tam kapanmamizdan, evden/uzaktan çalismaktan bahsetmiyorum…
Konunun içinde onlar da var ama “tam kapanma” olmasa bile; hayata, çevreye, insanlara daha “mesafeli” hale geldik.
Bilimin, aklin ve devletin koymadigi mesafeleri dahi kendimiz koyar olduk… Bizi ev(d)e fena kistirdilar!
ESKIDEN BIR ÖZEL HAYATIMIZ VARDI.
Dostlarimiz vardi. Sosyal faaliyetlerimiz vardi. Ailemize, anne-babamiza, yakinlarimiza, büyüklerimize hastalikta-saglikta ziyaretlerimiz, dost muhabbetlerimiz, mesveretlerimiz, istisarelerimiz, birlikte yaptigimiz “çalismalarimiz” vardi. Evlerimizde güzel insanlari agirlardik, biz de güzel insanlara giderdik...
Diz dize paylasimlarimiz, dertlesmelerimiz, omuzlarda aglasmalarimiz vardi… Sanat-kültür performanslarimiz, izlencelerimiz vardi…
Ilgi duydugumuz sanatlarimiz, hobilerimiz vardi. Bunlari ögrenmek için atölyelere giderdik, diz dize egitim alirdik. Bilgi aktarimi için dostlarla bulusurduk…
Unuttuk. Bitti!
Simdi açilsa da kisitli olarak bu vaziyetler; bu sefer de kendimiz bitirdik!
ÜRKEKLESTIRDILER BIZI, SINDIRDILER ÇÜNKÜ.
“Kendini kapatma” kavramina alistirdilar. Sonunda biz de kendi aklimizi, ruhumuzu kistirdik… Kendi “kapatma” dügmemize bastik, “onlarin” açma dügmesini açip, dügmeyi de bozduk!
BU YÜZDEN ARTIK BAZI KOMPLO TEORILERINE INANASIM GELIYOR.
Sürekli bir virüs ve varyasyon korkusu… Sürekli bir “öldük bittik, bu hiçbir zaman bitmeyecek, bir virüs biterse digeri baslayacak, covid mevsimlik griple birlesip üzerimize çökecek” panigi!
YETEEER!!
Evet azamî tedbir sart! Farz hatta!
Ama hayati iskalayamam ben!
Kendimi, kendi hayatimin ortasina diri diri gömemem!
AMA GERÇEK?
Hepimiz ev kusu olunca ve her gün “korkutulunca”; EVIN DISINDAN korkar olduk artik.
Kardesimizle, annemizle, çocugumuzla, dostlarimizla kucaklasmaktan, tokalasmaktan, yakinlasmaktan bir araya gelmekten korkar olduk. Birbirimizden korkar ve kopar olduk! Uzaklastik. Dede-nine torununu göremez oldu.
Dedeyle torunun kültür aktarimini bozarsan, kültürün de toplumun da Devlet’in de gelecegi tehlikededir.
AMA BIZ “GERÇEK” HAYATTAN UZAKLASINCA, “SANAL” HAYATLAR, “METAVERSE”LER, SAHTE DIJITAL DÜNYALAR BIZE YAKINLASTI!
Çünkü bir tasla yüzlerce kus vurdular.
Eve kistirdigin insanogluna her “seyi” satabilirsin. Etkilere, reklamlara açiktir ve onu yalniz yakalamissindir!
O da tüketir, satin alir ve mavi ekranlarda söylenen “paketlenmis” her yalana inanmaya baslar, aklini ve ruhunu kiraya vermisse… Beslememisse…
2 YILDIR INTERNET SATISLARI, DIJITAL FILM PLATFORMLARI PATLADI…
Öyle cazip hale getiriyor ve istedikleri her seyi “satiyorlar” ki artik bize… Müthis basari!
Can sikintisindan seyredilen dizilerde, programlarda, filmlerde -azinlikta da olsalar- güzel mesajlari olanlarin yaninda, büyük çogunlukla; her türlü direkt ya da sakli bütün zehirli mesajlar sakli… Her zamankinden daha fazla…
En çok da çocuklarimiz olumsuz etkileniyor bu süreçten, eger onlara “her anlamda” sahip çikamiyorsak.
EGER BU SÜREÇLERDE BILINÇLI DEGILSEN…
Her türlü olumsuzluga ve komploya ragmen; muhabbeti, sohbeti, istisareyi, dostlarini birakmadi isen… Kadim degerlerine, inançlarina sarilmaktan vazgeçmiyorsan… KITAP okuyorsan...
Gerçek bilgiyi; %90’i çöp ve yalan olan internetten, sosyal medyadan beklemiyorsan…
Yani, “enformatik zir cehaletin kaynagi” internet ve dijital dünyadan medet ummayip; aklini, vicdanini, ruhunu hâlâ “onlara” “teslim” etmediysen…
HÂLÂ, BILGIYI-GERÇEGI KITAPLARDA VE HAYATIN TAM IÇINDE -HER ZORLUGA VE ALISKANLIGA RAGMEN- BIRAKMADIYSAN…
Korkma! Sana bir sey olmaz!
Ama maalesef su bir gerçek ki; insanoglu evlere kistirildi ve her sey dijital dünyadan ona “satilmaya” / “zerk edilmeye” çalisiliyor…
“Dönüstürücü”, “sinsi” ve “dozu ayarli” sosyal zehirlere karsi akilli ve uyanik ol diye, saa söyliiim taa gaymaaam!
Duyiimun sesimi?