Bilindigi üzere bir kente ekonomik dinamikler kazandirilmasina ve bu dinamikler içinde issizligin azaltilmasi ve ticaretin canlandirilmasina dönük girisimlerin hayata geçirilmesindeki en önemli unsur; o kentin cazibe merkezi haline getirilmesidir. Bu cazibe ile bir dönemde en az bes katina çikacak geçisken nüfus, konaklama, eglenme ve her türlü alisveris için para harcayacak ve bu para da, istihdama dönük girisimleri ve mevcut ticaretin canlanmasini zorlayacaktir.
O halde, para harcayacak bu geçisken nüfusun arttirilmasinin nasil saglanacagi üzerine bir plan yapilmalidir. Bu plan oldukça agresif olmali ve bazi yönleri ile çilgin da olsa, her fikir önemsenerek degerlendirilmelidir.
Ekonomik etkileri nedeni ile disaridan para girdisi saglamak, kentte finansal yapi, istihdam, çevresel yapilasmada kalite ve fonksiyonellik, turizme dönük yatirim girdileri ve sektörlerde çesitlenme, girisim ve kalkinma açisindan çok önemlidir.
Bu plan, Turistik Kent anlayisi ile kentin donanimlasmasi üzerine kurgulanmistir. Elbette ki; “Sanayi Kenti Olmak, Tarim Kenti Olmak, Saglik Kenti olmak, Egitim Kenti olmak” gibi baska anlayislar üzerine de kurgular yapilabilir. Bu kurgular birlikte ve ya ayri ayri isletilebilir.
Bir kentte, asgari ihtiyaçlarini karsilamaktan öte geçmedigi sürece, bir üniversitenin olmasi disariya gönderdigi kendi ögrencilerinden fazlasini barindirmiyorsa onu üniversite kenti, bir organize sanayi (OSB) olmasi, eger issizligi çözmemisse ve hatta gençlerini çok düsük ücretlere mahkum edip girisimcilik ruhunu tutsak etmisse onu sanayi kenti, bir hastanenin olmasi, sehirler arasi bir performans göstermiyorsa onu saglik kenti, tarimsal girisimin olmasi, haneler nezdinde yayilmadigi ve en azindan kendine ekonomik fayda saglamadigi sürece onu tarim kenti yapmaz. Onu öne çikarmaz.
Burada önemli olan, disaridan karsilanan ihtiyaclardan daha fazla, içeride disari pazarlanan bir "deger" ortaya koyarak öne çikma ve markalasma ile katma deger olusturmaktir.
Ayrica bir kentin deniz, günes ve yesilinin velhasil güzel bir dogasinin ve tarihi kalintilarinin olmasi, onun bir turizm kenti oldugunu degil, ancak turizme dönük bir potansiyelinin oldugunu gösterir.
Ancak kentin bir yerlerinde doga köseleri hapsolmussa, ulasilmiyorsa; bu potansiyel de hapsolmus demektir. Yani kent, bir potansiyel olusturmasi için, önce mevcut hammadde ve yari mamullerinin ürün haline getirilip, tezgaha konulmasi ve müsterisinin ulasmasi saglanmalidir.
Tabi turizm kenti olmak, bu potansiyeli ortaya çikararak turistlerin zaman geçirecegi, umarsizca para harcayacagi ticari lokasyonlar ve mekanlar yaratarak ekonomik verilerde öne çikmasi ile olur.
Yani, ekonomik olarak mali istatistiklerde kenti ön plana çikarmayan hiç bir unsur, kente sifat olamaz ve onunla anilamaz.
TURIZM KENTI OLMANIN TEMEL ANLAYISI
Bu temel anlayisda, ortalama agirlayacagi turist sayisinin kendi nüfusunun yüzde onu aylik, en az bes kati da yillik hedef olmalidir.
Ayrica turist sayisi kadar, konaklanan gün sayisini arttirmak ve yilin her gününü ziyaret edilebilir kilmak da bu hedefin gerek sartidir.
Turizm kenti anlayisi, "marka kent" üzerine kurgulanmalidir. Kent yüzeyinde agresif bir degisimi bir hali gibi dokuyarak, sanatsal ve özgün desenlerle bir deger yaratilmalidir. Bunun için turiste sunacagimiz teklifin ne olacagi üzerinde iyice düsünmeliyiz. Burada ürünümüz kadar, sunacagimiz teklif ve yasatacagimiz deneyim üzerinde de durmaliyiz. Kentimizin neler düsündürdügü, nasil algilanmasi gerektigi, ziyaretçilere ne hissettirecegi noktasinda çok cazip bir tespitimizin olmasi zorunludur.
Bilinmelidir ki, turizm kenti denilince aklimiza hiç uyumayan hatta hiç dinlenmeyen bir yaratik gelmelidir. Bu bakis açisindan mahrum kurgular, en bastan basarisiz olmaya mahkumdur. Saat saat zamani pazarlamaliyiz. Günün her saatine; gece ve sabah saatleri dahil aktiviteler koymaliyiz. Çünkü turist geçirdigi zaman içinde her bir saatine bir aktivite koyar. Onun için otel odasinin, karavanin ve ya kamp çadirinin anlami sadece mola yeri olmasidir.
Kentimizin bir konuda ünlü olmasi ve bir simgesinin olmasi çok önemlidir. Ün, kentin yapisini kendine yakisir sekilde degisime zorladigi gibi, ziyaretçilerin satin alacagi ürünlerin karekterini de ortaya çikarir. Bu konuda bir taktik belirlenmelidir. Mesela kentte bir film çekiliyor olmasi, bir bölgesel, ulusal ve ya uluslararasi bir organizasyonun tertip edilmesi, bir konuda dünya rekoru almislik gibi içinden çikaracagi olagan disi farkliliklar, kentin bir üne kavusmasini saglar.
Bununla beraber merak uyandirmak ve bu meraki pazarlamak ayrica çok önemlidir. Kentte yasamis ve yasayan dini, sanatsal, politik ve akademik bütün sahsiyetlerin yasam mekanlarini ortaya çikarip onlara ait olan her türlü esya ve objeleri sergileyerek, ziyaretçileri geçmise yapilan bir yolculugun içinde tutmak müthis bir üründür.
Kentimizin geçmisi anlatilirken, bu geçmis içinde var olmus olan kisiler, olaylar ve yapitlar gibi her türlü unsurun, bu gün de gerçekte bir fonksiyon olarak yasatilmasi, kent tarihini zengin tutmak ve ziyaretçilerde birakacagi bilinçsel etki açisindan önemlidir. Elbette temsilen de olsa, yasatilacak olan sahsiyetlerin illa sosyal statü açisindan üst düzey olmasina gerek yoktur. Kentin taninmis bir delisinin, bir meftununun ve ya sempatik bir insaninin halk üzerinde biraktigi etkiyi, bir öyküleme ile bir heykel kompozisyonu içinde, hatta varsa isitsel unsurlarla birlikte turistlerle bulusturmak müthis etki birakir.
Dünyanin her kösesini tarayip ilgi çeken, yapisal, görsel ve isitsel her türlü kompozisyon, tasarim ve projeleri kesfedip kentimize getirerek uygulamak da çok önemlidir. Elbette ki bunu saglamak için ulastigimiz her bir dünya kösesine bu arayis gözü ile bakmak gerekir.
Ayrica, kentimizi karakterize edip bir marka perspektifi için, isitsel ve görsel ögeler yaratmaliyiz.
Kentimizin bir ana fikri, kökeni, özü ve özel yapacak seyleri üzerinde bir karekter ortaya koyup, bu karakteri olusturacak bir KURGU ve ya KURGULAR BÜTÜNLÜGÜ içeren bir PLAN ile her adimi önemseyerek yerine getirmek, MARKA KENT olmanin vazgeçilmez sartidir.
Ancak bu kurgu planimin hayata geçmesinde, bu plan kadar önemli olan, FINANSAL KAYNAK ÇÖZÜM PLANIDIR. Bu planda ise en az para kadar, ORGANIZASYONUN INSANLARI ETKILEME GÜCÜ, LIDER VE EKIBIN SOSYAL ETKINLIGI VE GÜVENIRLIGI ve insanlarda biraktigi BU YAPAR INANCI, paranin yerine geçebilecek çok önemli bir faktördür.
Ayrica her projenin ticari isletilebilirligi, bir pazarlama unsuru olacak ve dogrudan yatirimcisini bulmasi ve ya yatirimcilarla is birligi yaratma gücü FINANSAL KAYNAK saglayacaktir.
Bu anlayisla KAZAN KAZAN mantigi ile sekillenecek projelere, gerek projenin uygulanacagi arazi sahipleri ve gerekse diger yatirimcilarla bir KATILIM ORTAKLIGI perspektifi ayrica önemli bir kaynaktir .
Simdi yukarida okudugunuz her bir paragraf üzerinde düsünelim. Zira her bir paragraf, bir basliga ve bir konuya isaret etmektedir. Öyleki bütün bu yazi aslinda sekiz yil önce yazdigim “100 ADIMDA AGRESIF VE ÇILGIN ÜNYE PLANI” nin yol haritasini gösteren bir giris özetidir.
100 adimi da konusmak dilegi ile...