Menü Ünye Kent Gazetesi
MUSA Ö. KIROĞLU

MUSA Ö. KIROĞLU

Tarih: 18.02.2023 17:35

Deprem trajedileri unutulmasın, ders çıkarılsın!

Facebook Twitter Linked-in

Anadolu coğrafyası baştan sona depreme yol açan faylarla kaplı.

Deprem tarihimizi az biraz yokladığımızda görürüz ki; asırlardan bu yana coğrafya olarak çok sarsmış bizi yaşadığımız depremler.

Dolayısıyla depremden çok çekmiş… Çekmeye de devam eden bir toplumuz. 

Koyalım varlıklarımızdan, zenginliklerimizden kayıpları bir yana, çok canlar yitirmişiz… Ocaklar sönmüş… İnsanların aile kökleri enkazlar altında yitmiş, yok olmuş…

Ve her depremin yaşattığı trajedilerden öyküler yazılmış belleklerimize.

Ancak çok enteresan bir şeyler olmuş hep…

Belleklerimize yazılan bu öyküleri çok geçmemiş, bir zaman sonra unutmuşuz...

Bunu, deprem acılarının üzerimizdeki derin izlerinden kurtulmak için bilinçli olarak mı yapmışız?

Yoksa hani denir ya “İnsan aklı nisyanla maluldür.”  Bugünkü anlatımı ile “Unutkanlık insanlık halidir” de ondan mı unutmuşuz?

Neye sayarsak sayalım, bu unutkanlık; bize çok pahalıya mal olan bir unutkanlık.

Unuttuğumuz için depremle ilgili almamız gereken tedbirleri almamışız.

Yapmamız gerekenleri yapmamışız.

Ne olmuş?

Maalesef 6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli iki depremle 10 ilimiz sarsılmış… Koca bir tarafımız yıkılmış, yok olmuş.

Yaşananlar korkunç…

Can kaybı bu yazıyı yazarken 40 binler civarındaydı. Artmaya da devam ediyor.

6 Şubat depreminin trajedileri de aynı öncekiler gibi yürek yakıyor. 

Soruyorum; 

Bunu da unutacak mıyız?

Yoksa “hayır” diyecek ders alacak mıyız?

Ve de aldığımız dersten hareketle deprem tedbirlerimizle ilgili yapmamız gerekenleri yapacak mıyız?

Ünye’de görev yapan Öğretmen-Şair Hüseyin Emirosmanoğlu, Zelzele adlı şiirinde tam da bu konuya parmak basmış.

Önemine binaen bu yazımda yayınlıyorum değerli Üstadın şiirini…

          ZELZELE

Yelkovan koşarken seher vaktine,

Kıyamet misali koptu zelzele.

"Ol" denmiş durdurmak kimin haddine, 

Doğası gereği sarstı zelzele.

 

Kış günü sokağa döktü bizleri,

Dışarı çıkanın koptu dizleri,

Âlime aşikar, cehle gizleri,

Bir anda ortaya serdi zelzele.

 

Oysa ki "Ol" diyen "bil" de demişti,

İlk emri de oku diye gelmişti,

Tabiat anadan misal vermişti,

Bizlere dersini verdi zelzele. 

 

Sallandı çatılar düştü yerlere, 

Işıklar parladı söndü kaç kere,

Yıkıldı şehirler döndü mahşere,

Derince uykuyu böldü zelzele.

 

Cehalet gafleti ile rahattık,

Doğaya, bilime, fenne uzaktık,

Doğruya, gerçeğe kulak kapattık,

Gafletten tahtları yıktı zelzele.

 

Kazanç hırsı perde oldu gözlere,

Sormadık aslını, kandık sözlere, 

Keşkeler dolandı şimdi dillere,

Gerçeği ortaya koydu zelzele.

 

Yıkılan yuvayı tekrar kurarız,

Hesabı, kitabı sonra yaparız,

Zalime zulmünü elbet sorarız,

Kında mı adalet sordu zelzele.

 

İkazdan hisseyi alma günüdür,

Gün birlik, el ele olma günüdür,

Yaraları, cem olup sarma günüdür, 

Tarihe notunu düştü zelzele.

 

On değil, seksen beş milyon acımız, 

Her karış toprakta vardır sancımız,

Bir ana evladı olduk, gardaşız,

Ayrıyı, gayrıyı sildi zelzele.

 

Ne din, ne dil, ne ırk sorarak,

İnsanlık paydası ağır basarak,

Kıtalar öteden geldi koşarak,

İnsanlık dersini verdi zelzele.

 

İrade bizlerin, kader bu değil,

Kitapta yazılan mânâ bu değil,

Bilime sarılmak öyle zor değil,

Çok acı uyardı bizi zelzele.

 

Fakirim dileğim tekrar olmasın,

Kimsenin ocağı nara yanmasın, 

Bir daha başımız darda kalmasın,

Bizleri çaresiz koyma zelzele. 

 

Mahlas: Sözfakiri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —