Menü Ünye Kent Gazetesi
ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Tarih: 07.07.2023 18:23

Dünya Medeniyeti Sorunsalı

Facebook Twitter Linked-in

İzlemiş tirsiniz… Geçtiğimiz hafta İsveç’te kalleşçe gerçekleştirilen kuran yakma eyleminden bahsediyorum. Irak asıllı bir Hristiyan olduğu söylenen Salman Momika isimli arza, Stockholm de bulunan camii önünde hem de polis korumasında, Kuran’ı kerimi ayaklarının altına aldıktan sonra yaktı.

  İsveç yetkilileri işi anayasa hükmüne dayandırarak fikir özgürlüğü maskesine sığınıyorlar.

  Ama İsveç hükümetinin bu davranışı çok net ikiyüzlü hallerini açık ediyor.

    İsveç’te tırnaklarıyla kazıyarak politikada yükselen Nüans Partisi Genel Başkanı Türk asıllı Mikail Yüksel, İsveç’te Türkiye ve İslam karşıtı eylemleri PKK ve FETÖ yapılanmasının desteklediğini söylüyor.

 İsveç Hükümetinin yakında başörtüsü yasağını da gündeme getireceği yönünde duyumlar var.

 Açıkçası,  NATO’ya girme isteklerine rağmen İsveç Provokasyonlara göz yummaktan geri kalmıyor.

  İsveç’ ’de bazı basın organları dahi olayı eleştirmiş, biz bu gidişatla NATO’yu unutalım açıklamalarında bulunmuşlardır.

  Açıkçası İsveç’te NATO’ya girmeyi istemiyor… Olay Amerika’nın zorlamasıdır. 

   Amerika ise Kuran’ın yakılmasına yönelik mertçe davranmaktan uzak bir açıklama yaptı… Bir taraftan kuranı Kerim’in yakılmasını kınarken, diğer taraftan eyleme izin verilmesini ‘’ifade özgürlüğü’’ olarak değerlendirdi.

  Şimdi İsveç NATO’ya girme çabası içeresindeyken Amerika’da girmesini desteklerken bu kalleşliklere niye göz yumuyor?

    Çünkü Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya girmesine onay vermesinin önündeki engellerin bir şekilde Amerika tarafından kaldırılacağını düşünüyor. Böylece geçenlerde Alman televizyonunda yorumcunun dahi Erdoğan hakkında Dünya lideri yakıştırmasının da çürütüleceğini umuyor.

  Yani İsveç, hem ne yapalım? Bizde yasalar böyle, ifade özgürlüğüne destek veren yasalarımızdır ve yasalara rağmen bir şey yapamayız, diyerek baskıdan kurtulmayı, hem de arkasına Amerika ve Avrupa baskısını alarak kendisine Erdoğan’a diz çöktüren Avrupa ve Amerika’nın öncüsü olma rolünü biçiyor.

   Ne yazık ki Dünya medeniyetinin beşiği olarak tanımlanan Avrupa’nın içinde canavar barınıyor. 

  Avrupa ikiyüzlü çifte standart sergiliyor. Kendi işine gelince insan hakları, başkasına gelince ne yapalım yasalarımız böyle çakallığına başvuruyor. 

 Fransa sokakları sürekli karışıyor…  Polis orantısız güç kullanıyor. Geçenlerde 17 yaşında Cezayirli bir gencin polis kurşunuyla ölmesine karşı başlatılan Protestolar başka şehirlere de sıçradı.

   Fransa ‘dada başörtüsüne karşı hükümetin hoşgörüsüzlüğü zaman zaman nüksediyor.

   Peki, Amerika ve Avrupa’da Müslümanlara, İslam’a karşı sıkça tekrarlanan provokasyonların sebebi nedir?  Bunun bir sebebi Avrupa’nın faşist kotlarının nüksetmesi ise, diğer bir sebebi İslam ülkeleridir! İslam İşbirliği gibi bir Teşkilat olmasına rağmen, Arap Birliği Teşkilatı olmasına rağmen, bir buçuk milyar Müslüman nüfusu olmasına rağmen… Bu potansiyelin gücü yeterince gösterilemiyor.

Çünkü bu teşkilatlar klasörden pratiğe erişim gösteremiyor… Birlik beraberlik ruhu yok. Zengin Arap ülkeleri zaten emperyalizmin sekretaryaları gibi olmuşlar.

   Yine ülkemiz bu manada istikrarlı politikalar sergiliyor olsa da, altmışa yakın İslam ülkesi sağlam bir duruş sergilemedikçe, Avrupa şımarıklığına yaptırım yapmamız zor gözüküyor.

 Yaklaşık otuz sene önceydi: Suudi Arabistan sarayından Prenses Mişa ile Suudi Beyrut Büyükelçisi’nin oğlu Muslih Beyrut’ta gizli bir aşk yaşamışlardı. Prenses Mişa aslında Riyad’a bir iş adamıyla evliydi.

  Bu gizli aşk Suudi istihbaratı tarafından ifşa edilince, Prenses Mişa ve Muslih tutuklandılar, yargılandılar, şeriata aykırı hareket ederek zina işlediklerinden, Suudi yasalarına göre, Prenses Mişa taşlanarak, Muslih ise boynu kesilerek öldürüldüler.

  Bunu niye anlattım? Yaptırımın gücünü göstermek için! Zira bu olaydan sonra İngiliz BBS Televizyonu bu olayı araştırıp dizi film yaptı. Dizi gösterime girince kıyamet koptu. Suudi Arabistan petrol gücünü de kullanarak İngiltere’ye ültimatom verdi, dizinin yayınlanmasının derhal durdurulmasını, aksi takdirde başta ekonomik yaptırımlar olmak üzere diplomatik ilişkilerin kesileceğini açıkladı.

   Ne oldu biliyor musunuz? O burnundan kıl aldırmayan üzerinde güneş batmadığı söylenen İngiltere, dizi filmin yayınını durdurdu… Bu olaydan anlamamız gereken: Suudi bu gücü tek başına gösterdiği halde lehte sonuç elde etti. Ya tüm İslam ülkeleri birlik beraberlik sergileseler batıda bu denli şımarıklıklar tekrarlanır mı.

 

   

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —