Menü Ünye Kent Gazetesi
TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Tarih: 20.01.2021 17:36

“Fındık Diyarı Karadeniz”

Facebook Twitter Linked-in

Teorik Bilgi: Arkeolojik kazilar da mö. on bin yil öncesine ait mezolitik –orta tas devri kalintilari içerisinde findik buluntularinin bulunmakta oldugu söylenmekte, Mö. 3 bin yil öncesine ait bazi eski Çin yazili kaynaklarinda da findigin-ya da findiga benzer bir ürünün-  bilindigi ve kutsal bir gida olarak ifade edildigi de bildirilmektedir. 

Daha önceki yazimizda da belirttigimiz gibi,  Findik bitkisinin Anavatani- kaynagi Karadeniz -Giresun ve Trabzon Daglari’dir. Ancak, günümüzde findik bitkisi, dünyanin,  yillik 1000-2000 mm lik bir yagis olan kislari ilik iklime ve nemli ve humuslu bir toprak yapisina sahip, deniz seviyesinden 1500- 1600metre seviyelere kadar yükseklige ulasan birçok yerinde, yabanil olarak görülmekte ve evcil-endüstriyel findik olarak yetistirilmektedir.

Kisisel ve orjinal tahminimce, findigin, bu gün yeryüzünde bu derece yaygin olmasinin sebebi, bizim Adi Findik-Corylus  avellana ve Kafkas Findigi-Corylus  colchica  olarak bildigimiz  ana-yabani findik türlerinden köken alan birçok findik türlerinin, çesitli hayvanlar, iklimsel göçler ve benzeri nedenlerle, Karadeniz Bölgesi ve Kafkaslardan baslayip,  birkaç yüz bin yillik bir  süreç   içerisinde, Akdeniz’in bazi bölgelerine, Asya’ya, Çin’e, Amerika’ya, Himalaya  Daglari’ndan  Californiya’ya kadar, ufak guruplar halinde, dünyanin birçok  yerlerine yayilmak ve yetisebilmek için uygun ortamlar bulmus  olmasidir.

Tarihte, findik bitkisine, ilk kez ünlü Yunan Destani Ksenefon’un  ‘On binlerin  Dönüsü’ adli eserinde raslandigi, Pers Kirali Darius’la savasmak üzere Iran’a  giden on binlerce Yunanli askerin, savas sonrasi perisan bir halde yurtlarina  dönerken, güç bela Trabzon daglarina  ulastiklarinda findikla  tanistiklari,  bu nedenle  Findik sözcügünün, Antik Çagda Karadeniz' in adi olan "Pont Exinus" tan türetilen "pontik " sözcügünden meydana geldigi, "Avellinea" ve "Pontus cevizi" olarak ta söz edildigi, degisik  dillerde ,  Farsçasi "fonduk", Arapçasi "bunduk", Latincesi "nux", Almancasi "haselnuss", Fransizcasi "noisette", Ingilizcesi "hazelnut", Rumcasi "leptokarion", Ermenicesi "kalin", Tatarcasi "çitlevük", eski Yunancasi "funduki", Italyancasi "nocciola", Ispanyolcasi "avellana", Portekizcesi "avella", Romencesi  "aluna" oldugu, orta Asya’da  kosik-kosuk , Balkanlarda  "çetlevük-çitlavuk-çitlatmalik vb.." olarak  anildigi , Türk  kültüründe  findigin kutsal bir bitki olarak kabul edildigi de  bildirilmekte.

Antik Çag Yunan kayitlarinda, findigin tombul ve sivri türleri oldugu, tatli tariflerinde de yer aldigi, Herodot’un, findigin yaginin nasil çikarildigini da tarif ettigi,  Ibn-i Sina’nin findigin çesitli hastaliklarda ilaç olarak kullandigi, Selçuklu ve Osmanli kayitlarinda ise, yörede seyahat eden birçok seyyahlarin, bu arada "Trabzon’un Daglarinda taslarinda cümle ormanlari findikliktir” diyerek hayretini belirten Evliya Çelebi’nin ve yabanci elçilerin de,  bölgedeki findik yetistiriciliginden ve hatta ticaretinden söz ettikleri de anlatilmakta.

Bu arada,   Ispanya krali III. Henri tarafindan, 1403’te Anadolu’da hakimiyet kurmus olan Timur’a gönderilen bir elçinin,   Trabzon’dan, deniz ticaret yoluyla,  findik yüklü bir gemide Istanbul’a dönüsünü anlattigi hatiralarinin, findigin uluslararasi ticaret mali olarak satisini gösteren ilk yazili belge oldugu,  I. Mahmut döneminde Fransa ile yapilan ticaret anlasmasinda findigin da bulundugu, findigin 18. Yüzyildan itibaren degerli bir ihraç ürünü olarak, Rusya ve Romanya gibi komsu ülkelerden baslayarak,  Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerine ve hatta Amerika’ya dahi satildigi, 1900 lü yillardan itibaren ticari temsilcilikler verildigi de bilinmekte. Batililar findigi çok sevmekte ve artik, Karadeniz’e özel bir ilgi göstermektedirler. “Sabah safakla beraber Giresun' a geldik… Iste bugün findik diyarindayiz… Yamaçlar üzerinde, küçük vadilerin kivrimlarinda,  her tarafta düzenli biçimde dikilmis findiklar görülüyor.” Büyük bir mutluluk.

Rize, Trabzon ve Giresun’la beraber, findik yetistiriciligi batiya kaymaya baslar. 19.yüzyilin sonlarinda o zamanlar ki adi Bucak nahiyesi -kazasi olan Ordu’ya, Samsun’a ve bati Karadeniz kiyilari ile Çarsamba, Bafra, Adapazari ovasi gibi sulak taban arazilere de yayilmaya baslamistir. Cumhuriyet ile beraber, tarimda yapilan düzenlemeler içerisine findikta alinmis,  findik fidanlarinin yurt disina satilmasi yasaklanmis, findik ticareti sirketlestirilerek, Is Limited Sirketi kurulmus ve ülke-dünya ticaret sistemine ayak uydurulmasina çalisilmistir.

10 Ekim 1935 tarihinde, Ankara' da,  findigin yetistirilmesinden satisina kadar gözden geçirilerek degerlendirilmeye çalisildigi, özellikle kalitesinin gelistirilmesi ve standardizasyon saglanmasinin ele alindigi Birinci Ulusal Findik Kongresi toplanmis ve Findik Nizamnamesi yürürlüge konulmustur. Bu arada,  1936 yilinda,  findik konusunda, dikimden,  harmana çesitli teknik konularda köylüyü bilgilendirmek ve benzeri konularda arastirma ve gelistirme çalismalari yapmak amaciyla, Giresun’da bir Findik Istasyonu kurulur.

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasim  1937 tarihinde TBMM'ni açilis konusmasinda,  tarima verdikleri önemi belirtirken ; "Önümüzdeki yil içinde, findik basta olmak üzere diger belli basli ürünlerimizi de ilgilendiren birlikler kurulmalidir." direktifini vermis ve o zamana kadar findik isinde yetkili olan Is Limitet Sirketi tasfiye edilerek,  28 Temmuz 1938 tarihinden itibaren,  Findik ticaretinde devletçi kooperatifçilik düsüncesi öne geçirilmis, yillarca Karadeniz Bölgesi’nde Findigin birinci derecede ekonomik, sosyal, siyasal temsilcisi olacak olan Giresun' da Findik Tarim Satis Kooperatifleri Birligi (FISKOBIRLIK) kurulmustur.

Ardindan sisteme özel sektörde katilarak, 6 Kasim 1940 tarihin Giresun merkezli Karadeniz Bölgesi Findik Ihracatçilar Birligi kurulur. 7 Kasim 1957 tarihinde Ikinci Ulusal Findik Kongresi toplanarak,  Ikinci Dünya Savasinin ardindan geçilen bati kapitalist sistemine uyum çareleri aranir. ve Giresun Findik Istasyonu,  1965 yilinda Findik Arastirma Enstitüsü’ne çevrilir. Findik disari satilip degerlendikçe,  devletin verdigi findik fiyati iç politika konusu olmaya baslamistir.  Muhalefetin etkisiyle,  Karadeniz Bölgesinde Findik mitingleri baslar. Devrin güçlü sol hareketlerince de desteklenen 1970 Ordu –Giresun Büyük Findik Mitingi’nin bölgede yarattigi etki, 12 Mart Olaganüstü Dönemi sonrasi 1973 seçimlerinde oya tahvil olursa da,  hükmü çok uzun süremez.

1983 yilinda "Findik üretiminin planlanmasi ve dikim alanlarinin sinirlandirilmasi" ni öngören 16.6.1983 tarih ve 2844 sayili yasa çikarilir.6-7 Eylül 1996 tarihinde Giresun*Tirebolu' da I. Findik Festivali düzenlenir. Findik Tanitim Grubu kurulur. Findigin iç ve dis tüketimini artirmak için çesitli çalismalar yürütülür.  (Aganigi  maganigi !? !?..)  Yillarca Çinlilere findik sevdirilmeye ugrasilirsa da basarili olunamaz,   amma, sonunda findik,  Hintlilerce çok sevilmistir.

Yillar sonra,   10-14 Ekim 2004 tarihinde, yine Giresun' da toplanan Üçüncü Milli Findik Surasi sonrasinda,  yillarca,  Karadeniz bölgesinde findigin bas aktörü olan Fiskobirlik findik ticaretinden alinarak,  satis magazalarina dönüstürülüp, siyasetin bas faktörü olan findik fiyati ise piyasa dalgalanmalarina birakilirken, devreye,   findikla hiç ilgisi olmayan Toprak Mahsülleri Ofisi sokulur. Artik findik isinden uzaklasan Fiskobirligin asli ortagi olan üreticinin magdur edilmemesi amaciyla da, yakit-mazot takviyesi gibi tarimi destekleyici, bir nevi sirket kar dagitimi benzeri, findikta dönüm basina gelir destegi gibi yandan katkilarda findik piyasasina ilave edilir.

Saygilarimla.  


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —