Menü Ünye Kent Gazetesi
YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

Tarih: 02.03.2021 10:52

GÜVENSİZLİK EN BÜYÜK SORUN

Facebook Twitter Linked-in

Güven, insanlar arasi iliskilerin saglikli yürümesi için gerekli olan en önemli unsurdur. Ancak, birbirine güvenen insanlar birlikte yola çikar, bir is yapmaya kalkar. Güvenemediginiz insanlara asla yaklasmaz, onlarla iliskilerinize dikkat etmek istersiniz. Fakat hep güvendiginiz insanlardan en büyük darbeyi yer, ihanete ugramis olarak hissederiz kendinizi ve artik kimseye güvenmemeye baslariz.

Anlasilan o ki, insanlar arasindaki güvensizlik sorununun bas müsebbipleri yine bizim en çok güvendigimiz insanlar

Aile içinde, hisim akraba iliskilerinde ve sosyal hayat içinde iletisim kurdugumuz insanlar hep en çok güvendiklerimiz olur. Güvenemediklerimizle de iliskilerimizde mesafeli olur, onlarla fazla samimi olamayiz zaten... Aslinda onlari yakindan tanimadigimiz için, gerçek niyetlerini de ögrenemez, güvenilmez insanlar sinifina dâhil ederiz. Belki de en güvenebilecegimiz insanlar onlardir. Bunu ne zaman anlariz? En güvendigimiz insanlardan gördügümüz ihanetlerden. Kime güvenip kime güvenemeyecegimizi anlamak için iletisim isinde olmali insan. Yakindan tanimali, iyi ve kötü huylarini bilmeli... Zamanin, bu degerlendirmede en önemli unsur oldugunu da unutmamali. Çünkü insanlar ancak zamanla anlasilabilir, taninabilirler. Belki de bir ömür ister insanlari gerçek manada tanimaya. Insani tanimak o kadar kolay degildir. Sabir ister

Bu gün kim kime ne kadar güveniyor?

Siyasetçilere, ögretmenlere, doktorlara, din adamlarina, askere, polise, devlet memurlarina, yerel yöneticilere, komsuya, ese, dosta, arkadasa güven ne durumda?

Ayni siyasi partide, kurumda, cemaatte, tarikatta olmasina ragmen insanlarin birbirine olan güvenleri ne kadar?

Ayni camiye gidip saf tutan insanlarin birbirleriyle olan iletisimleri ve samimiyetleri ne kadar, cemaat olabilmisler midir? Bunca güvensizlik içinde insan, çok kisa zamanda birbirini tanima aceleciligine soyunuyor, hatta çok iyi tanidigini iddia edebiliyor.

Son zamanlarda herkes, kendi düsünce ve inancinin dogrulugu saplantisinda diger insanlara karsi önyargili davraniyor. Siyasetten çok iyi anliyor... Her partili sadece kendi siyasetlerinin önemli oldugu inancinda, digerleri yanlis yolda hatta ihanet ediyorlar. Saldiri, hakaret, küfür, asagilama, ötekilestirme hat safhaya gelmis. Egitimde veliler ögretmen ve idarecilerden daha iyi biliyorlar egitimi ve onlara karsi saygisiz ve güvensiz. Din konusunda zaten herkes uzman olmus, fetvalar veriyor. Din üzerinden yapilan her hareket, söz ve davranis tartisma ve suçlama konusu oluyor, neredeyse herkes birbirini küfürle suçlayip Müslümanim diyenler neredeyse diger Müslümani kâfir ilan edebiliyor. Böylece insanlar arasinda güven yara almis durumda.

Sonuç…

Güvensizlik, sevgisizlik, kin ve nefret salgin hale geliyor. Ardindan kaos… Anarsi… Sosyal bunalim, intihar, aile içi cinayetler, tacizler ve linçler…

Toplumda güveni saglayacak olan kurumlarin basinda öncelikler siyasetçiler gelmektedir. Devleti yönetenler, her seyi ben bilirim mantigindan kurtulmali ve yetkiyi bir baski unsuru olarak kullanmamalidir. Muhalif olanlar da her seye muhalefet yapma hastaligindan kurtulmalidir.

Dogruya dogru, yanlisa yanlis demedikçe (diyemedikçe demiyorum) bizde güven de olmaz, isler de iyi gitmez. Bizdendir, onlardandir; bizdense dogru, onlardansa yanlis hastaligi bizi hiç iyi yerlere götürmüyor. Her seye ragmen birbirimize güvenmek zorundayiz. Birbirimize güvendigimiz ve bu güveni sagladigimiz sürece bizi kimse engelleyemez, yolumuzdan alikoyamaz vesselam… 25.02.2021

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —