Hayat seçimlerden ibaret, birçok yol çikiyor karsimiza hangi yolu seçiyorsak o yolda ilerliyoruz. Bilinçli veya bilinçsiz, kendi irademizle veya baskasinin etkisi ile. Her ne sekilde olursa olsun bu tercihler sekillendiriyor hayatimizi. Durup düsünerek hareket ediyorsak bazi durumlarda, daha avantajli olabiliyoruz. Fevri kararlar genelde bizi yaniltiyor. Vicdan ve akil arasinda bazen de gel-git’ler yasiyoruz. Mantikla mi karar vermeli, yüreginle mi? Bu tartisila gelsin, ben ikisinin dengede oldugu seçimler yapilmasi taraftariyim.
Üniversite sinav sonuçlari açiklandi ve gençler hayatlarinin kararini alacaklar. Hangi Üniversiteyi ve hangi bölümü tercih edecekler? Meslek hedefi koymayan, ne olmak istedigini bilmeyen gençler çogunlukta. Kaç bininci olduguna göre sekilleniyor yapacagi okul tercihleri.
Sadece havali bir meslek isminin pesinden mi gidecek, o meslegi gerçekten yapip yapamayacagini tartarak mi tercihlerini yapacak gençler. Ülkemiz kosullarinda bazen de umutsuzluga kapiliyor gençler, mezun olup da issiz kalma endisesi tabi ki büyük bir sorun. Üniversite’de kendini her sekilde yetistiren, en az bir yabanci dil bilen, sosyal, kültürel gruplarda görev alan, staj yaparken meslegin ayrintilarini ögrenmeye gayret eden, çabalayan gençler bir adim önde hayata atilacaklar.
Gençlerin ebeveynleri ile iliskisi, ailesinin toplumsal ve ekonomik düzeyi ve içinde yer aldigi çevre meslek seçiminde rol alan faktörlerden birkaçi. Bazi meslekler bir toplumda sayginlik göstergesi iken bazilarinda ise siradan olarak sayilabiliyor. Bu yüzden gençler toplum tarafindan kabul görmüs ve degerli olarak kabul edilen meslekleri seçme egiliminde oluyorlar. Bulunduklari toplumdan, ailesinden ve ögrenimini tamamladigi okuldan elde ettigi inanislar onun meslek seçiminde önemli bir etken oluyor. Para, güç ve söhret gibi maddi beklentiler göz önünde bulundurularak yapilan meslek seçimlerine egilim artiyor günümüzde.
Asil olan gencin kendi kisiligine ve becerilerine göre meslegini tercih etmesi. Bir kimsenin herhangi bir konuda dogru bir seçim yapabilmesi, ya da baska bir deyisle, saglikli karar verebilmesi için, her seyden önce, neler istedigini ve bunlari elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip oldugunu bilmesi gerekir.
Insanin yasami boyunca yerine getirmesi gereken gelisim görevleri içinde en önemlisi ve en zor gerçeklestirilebileni ne istedigi ve neleri ne ölçüde yapip, neleri yapamayacagi konusunda net ve kararli bir benlik algisi gelistirmesidir. Kendini bilmek her devirde ve kültürde olgunlugun birinci kosulu sayilmistir. Meslek seçimi söz konusu oldugunda kisinin kendini bilmesi demek hangi çalisma alaninin gerektirdigi görevleri yerine getirebilecegi, (yetenekleri) nasil bir çalisma ortaminda ne gibi isleri yapmaktan hosnut olacagi (ilgileri) ve mesleki etkinliklerden baska ne gibi yararlar bekledigini (meslek degerlerini) açik seçik olarak ifade edebilmesi demektir.
Önce kendini dinlemeli, geçmiste ne gibi isleri yaparken, ne gibi ortamlarda bulunurken mutlu oldugunu, ne zaman gerginlik ve sikinti duydugunu hatirlamaya çalismalidir. Böyle bir içe bakis yöntemi kisiye hangi konulari kolay ögrendigi, hangi alanlarda çalismakla mutlu oldugu hakkinda bir fikir verir. Ilgilerine uygun alanda çalisan insanlar çalismayi bir angarya degil bir zevk olarak yasarlar.
Gençler, egitim programlari ve çalisma yasami hakkinda bilgi verici kaynaklara ulasmaya, onlari dikkatle izleyip degerlendirmeye çalismali, girmeyi düsündügü bölümlerde verilen egitim hakkinda bilgilenmek için mümkünse oralarda okuyan gençlerle konusmali, o alanlardaki egitimin kendisine saglayacagi yararlarla kendisinden beklenenleri karsilastirmali, bu arastirmayi çok yönlü olarak yapmali, birkaç kaynaga takilip kalmamali, baskalarindan duyduklarinin dogrulugunu resmi kaynaklara basvurarak sinamalidir.
(Yazimin bir kisminda alinti yaptigim Kaynak; Prof. Dr. Yildiz Kuzgun, ÖSYM)