Günümüzde hiz yapmayi insanlarimiz sevmektedir. Hiz yapmak, ayricalik tanima anlamini kazandirmaktadir, Araba yani ralli yarislarinda hiz önemlidir. Yarisi kazanacak havasi vermektedir bize. Aslinda öyle olmadigini yaris sonunda görmekteyiz. Yaris pistinde virajlar var. Orada kontrollü giden sürücü kaza yapmadan zafere ulasir. Sürekli hiz yapan ise kaza yaparak zaman kaybina ugrar, hedefe geç ulasir. Hedefe ulasmak için hizli degil gerektiginde frene basip kontrollü gitmek gerekir.
Çagimiz tüketim çagidir, çabuk elde ediyoruz, çabuk harciyoruz. Çabuk elde edilenin de degeri bilinmez. Çok arkadasimiz var fakat dostumuz az. Çabuk seviyoruz, hizli birakiyoruz. Gidecegimiz yerlere uçakla, hizli tren gibi vasitalarla hizli gidiyoruz fakat yine de sikiliyoruz. Telefon ve internet vasitasiyla hizli haberlesiyoruz fakat bize huzur getirmiyor. Duygularimiz kendini hizli bitiyor. Hayatimizi, sosyal medyadaki begenme, tiklanma ve takipçi sayisina göre hareket ettiriyoruz.
Sonuca hizli ulasmak, hizla yükselmek, herkesi geçip birinci sirada olmayi hedefliyoruz. Kisa yoldan istediklerimizi elde etmek istiyoruz. “Hizli yükselenlere imreniliyor. Oysa en hizli yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.” (Hz Ali) Fakat o da bizi memnun etmiyor, yoruyor.
Bu gün hangi alana bakarsak bakalim rakamlar, sayilar, skorlar, istatistikler, yüzdeler karsimiza çikiyor, adeta bizleri esir almis durumdadir. Çocuklarimizin basarisini aldigi puanlarla ölçüyoruz. Çalisanin basarisini aldigi maasin miktari ile degerlendiriyoruz. Arabayi bizler için degerli kilan fiyati, modeli, yaptigi hiz ve silindir hacmidir. Oturdugumuz ev için degeri ise oda sayisi, bulundugu mevki, denizi görme ve lüks olma durumudur.
Her seyi bu sekilde degerlendirmemiz bizi hangi hedefe götürür. Gerçeklere ulastirir mi? Veya amacimiza bizi götürür mü?
Bizim hayatimiz tekdüze degil, inisli çikisli, düz ve virajli yollar gibidir. Hayatimizi yasarken trafikte kurallara uymak gibi yasamin kurullarima uymada dikkatli olmak gerekir. Trafik kurallarini insanlar tecrübeleri sonucu koymuslar ki kazalar olmasin diye. Bizi yaratanda bizlerin saglam yasayabilmesi için kurallar koymustur.
Kapinin anahtari olmayan kisi, içeriden birilerine sesini duyurmaya çalisir. Bunu zille veya tekmelerle yapmaya çalisir. Bu kapiyi açtirmanin zor tarafidir. Eger anahtari varsa kolayca kullanir kapida kolayca açilir. Hakikatinde anahtari vardir. Hakikate ve hedefe ulasmak için anahtara ihtiyaç vardir. Unutmayin anahtari olmayanlar kapiyi tekmeler…
Haberlerde intihar haberleri, cinsel istismar haberleri, cinayet haberleri, çalip çirpma hirsizlik haberleri gibi haberler sürekli verilmektedir. Böyle haberler aslinda olaylari azaltmamaktadir. Farkinda olmadan tesvik etmektedir.
Oyuncagi bozulan, kaybolan çocuklara yenisini aliz demek onun oyuncagina olan sevgisini tam yerine getirmez. Oyuncak tamir olur, çocuk sevinir. Bu ayni zamanda onun sevgisini onarmaktir. Hayatimizda kullandigimiz esyalarin bir sürü tamirhaneleri var. Kimisi aslina uygun tamir yapar kimisi üç gün sonrasina bozulasiya tamir eder. Bizi memnun eden tamiri güzel yapandir. Olmadi yenisini almak da mümkündür.
Aslinda insaninda tamircisi de var. Insanin vücudu arizalandiginda hastanelerde doktorlarimiz var. Amaç hastalanan uzvu iyilestirmektir. Iste burada yenisini almak mümkün degildir. Dostluklari, arkadasliklari, evlilikleri yeniden onarmak mümkün olabilir. Fakat yenisi bulmak zordur. Yasanilmis hayati birden silinip atmak o kadar kolay degildir.
Hizli yasamak; kurallara uymadan kendi iradesine uyarak, nefsinin arzulari dogrultusunda, seytanin diledigi sekilde yasamaktir. Hizli yasamayi sevebilirsiniz, hatta övünebilirsiniz. Unutma firtina da, kasirga da, bora da hizli fakat sonucu etraf yikilmis vaziyette. Agzinizdan su cümle çikabilir. “Hizli yasa genç öl, cesedin yakisikli olsun.” Cesedinizin yakisikli olmasi size ne kazandirir. Sadece, geride kalanlar “genç yasta öldü, ne kadarda gençmis, yazik!” derler. Baska ne ise yarar.
Biraz yavaslamaya ihtiyacimiz var. Kendimize dönmeye, kesfetmeye ihtiyacimiz var. Sonuca hizla varmak, çevremizde olan birçok firsati görmemizi engelliyor. Bu hizli yasam, arkamizda tortular, izler birakiyor. Tüm bu yorgunlugumuz, mutsuzlugumuz, tükenmisligimiz, kaygi bozuklugumuz bundan.