Her milletin; tarihine, örfüne ve inançlarina uygun olarak ÖZELLERI vardir. Bunlara karsi, ayricalikli davranilir. Kirmizi çizgili alanlardir; dokunulmazliklari vardir. Dögüsler, kavgalar, harpler, çogu zaman bu kutsallar ugrunda yapila-gelmistir ve hâlen de devam eder. Bu özellere baglilik, milletlerin birlik gücüne güç katan degerlerindendir.
Özellerine, kutsallarina saygi ve onlari koruma konusunda, belki ilk sirada olan bir Milletin mensubu olmanin gururu ile yasiyoruz. "Belki" ifâdesini kullanmamin nedeni, elbet ki bu konuda istatistiki bir çalismamin olmayisidir. Kendi gözlemlerimle tahminlerime dayanarak, Milletimizin bu konuda ön siralarda olduguna inaniyorum. Bu konudaki kültür zenginligimizi, geçmiste oldugu kadar, gelecegimiz olan yeni nesillere veremedigimizi de üzülerek belirtmek isterim. Ki, günlük haberlere, her geçen gün artarak yansiyan; " Acimasizca, esini katletti... Çocuklarinin gözleri önünde esini öldürdü... Esinin parasini kullanmak için kastan asagiya itekleyerek esinin ölümüne sebep oldu..." gibi haberler, bu gerçegi, yeterince anlatmaktadir. Aile yuvasinin kutsalligini, eslerin birbirine karsi sorumlu ve Allah'in emaneti oldugunu, her birinin bir digeri için dokunulmaz oldugunu, korunmasi ve kollanmasi gerektigini yeterince ögretebilseydik bu kötü haller, en azindan daha az olur ve giderek artmazdi.
Her insanin, yasamini sürdürebilmesi için bir isi, gelir getirecek bir kazanç kapisi vardir. Atalar sözünde oldugu gibi; " Yemek için yasamamali ama yasamak için temelidir." prensibi uyarinca, yasamak için yemek zorunlugu vardir. Kisinin hem isi hem de asi, yasal güvence altindadir. Çünkü yasama hakki, en kutsal haklardan önde gelenidir. Isi ve asini da cani gibi korur ve kollar. Dinimiz de, "Kutsallari ugrunda ölenlere" sehitlik gibi yüce bir makami vermistir. Helâl kazanç ve helâl as, hem Allah'in hukukunda hem de insâni hukuklarda, kutsallardan olarak güvence altina alinmistir.
Toplumsal ihtiyaçlardan olan ve kazanç saglayan her isin, iyisi-kötüsü olmaz. O ise uygun, kalifiye ( nitelikli) elâman yetistirmek, yöneticilerin sorumlulugundadir. Isler, ehline verilmelidir. Ehli olmadan yapilan islere haram karisir ve o isten elde edilen asa da haram karisir. Onun için, bilmedigimiz isten uzak durulmali ve haram karisikli islerden de sakinilmalidir.
Saygi, sevgi ve selâmlarimla...