Menü Ünye Kent Gazetesi
ARİF TAKICI

ARİF TAKICI

Tarih: 28.03.2026 09:00

İslama En Büyük Düşmanlığı Yapan Şu Müslümanım Diyenler

Facebook Twitter Linked-in

İslam’ın şereflendirdiği Müslüman topluluklar geçmişte bilim, kültür, edebiyat ve sanatta Avrupa’ya 

örnek olmuşken, günümüzde İslam’ın yanlış anlaşılmasına yol açabilecek olumsuz davranışlar sergileyenlerin sayısı bilenenden çok fazladır. Bu sorun eğitim düzeyinin artırılması çabalarının daha yoğun şekilde gerçekleştirilmesiyle aşılmalıdır.

 Avrupa elbette sütten çıkmış ak ak kaşık değildir. Nitekim acımasız sömürge emperyalizmi ve vahşi kapitalizmle mazlum milletlere acılar yaşatmışlar, güçlerinin yettiği halkları geri kalmış coğrafyalara uzanıp sömürgeleri yapmışlardır. Ancak günümüzde yaşam tarzına baktığımızda İslam ülkeleri vatandaşlarının sosyal yaşam alışkanlıklarında ciddi sorunların olduğunu inkâr edemeyiz.

  İslam dinini araştırdıktan sonra Müslüman olan birçok Avrupalı, İslam ülkelerine gelip dolaştıktan sonra Müslümanım diyen vatandaşların yaşam biçiminin hiçte İslam’ın tarifine uymadığını görüp şaşkınlık geçirmektedirler.  Ancak kısa bir şaşkınlıktan sonra, burada suçlu ve yanlışın İslam dinin de olmayıp Müslüman olduğu halde Müslüman gibi yaşamayan insanlarda olduğunu kısa zamanda kavramaktadırlar.

 Müslümanların bazılarının İslam’a uygun olmayan yaşam tarzları, İslam’a yeni giren ya da araştıran gayrimüslimler üzerinde olumsuz izlenimler bırakabilir. Bu durum, İslam dininin yanlış anlaşılmasına, önyargılara ve güven kaybına yol açabilir. Tutarlı ve örnek davranışlar ise kuşkusuz İslam dinine ve Müslümanlara olan inancın olumlu yönde gelişmesine vesile olur.

 Bu gün İslam beldelerinde görülen İslam’a aykırı yaşam biçimi hem İslam’ın gayri Müslümlerce yanlış anlaşılmasına,  hem de Müslüman milletler arasında olması gereken işbirliğinin bir türlü inşa edilememesine yol açmaktadır. Bu durum ise İslam ülkelerini sömürmek, güçsüzleştirmek, hatta köleleştirmek isteyen Amerika ve Batılı ülkelerin ekmeğine yağ sürmektedir.

  Bu yaşam biçimi devem ettirilebilir mahiyette değildir… Zira önlem alınamaz hem bilimde, hem de ahlaki değerlerde olması gereken irtifaya çıkamazsak, hele birliğimizi sağlayamazsak, başımıza gelen felaketleri önlemekte çok zorlanır batının acımasız emperyalist hedeflerine yem oluruz.

   Bu gün İslam ülke vatandaşlarına baktığımızda çoğunluğun İslam’ı temsil etme ve layıkıyla yaşama biçiminden uzak yaşam biçimi sergilediklerini görmekteyiz.

  Maksadım asla Müslüman vatandaşları aşağı göstermek, Batılıları da yüksek göstermek değildir.

   Ama yaşantımıza da durup bir bakmak, biz ne yapıyor, nasıl yaşıyoruz diye kendimizi sorgulamamız gerek öyle değil mi? Peki, dürüst ve ahlaklı insanları tenzih ederek hadi kendimizi bir sorgulayalım!

   Kuşkusuz tüm ülkelerde sosyal davranış bozukluğu yapanlar vardır elbette. Ancak ben insani değerler açısından meseleyi tarttığımda eğer o ülke insanlarının ahlaki değerleri koruyanları diğerlerinden fazlaysa bu o toplum adına iyi bir karnedir. Yok, ahlaki değerler sorunsalı oran olarak yüksek seviyedeyse, o ülkede ciddi derecede toplumsal bir erozyon vardır demektir… İşte bu olumsuz durumun acil eğitim reformlarıyla düzeltilememesi durumunda, böyle bir toplumda çözülme, ahlaki çürüme hızlanır ki, artık telafisi zor bir hale gelir.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —