Yasadigimiz hayatta iyi ile kötü, iyilik ile kötülük, iyilerle kötüler iç içedir. Bazen de birliktedir, bazen se açik ve net birbirinden ayridir. Insani düsünün, içinde hem iyilik, hem de kötülük barindirir. Bir insani iyi veya kötü oldugunu görünüste anlamak imkânsizdir, fakat davranislarini sergiledigi zaman anlasilmaktadir.
Kötülük olmadan iyilik, nasil iyi olarak gözükebilir? Iyilik olmayinca, kötülük nasil alt edilecektir. Dilenci ve yoksul olmazsa, zengin nasil seçilir ve öne çikar! Cennet iyilerin yurdu, cehennem kötülerin zindanidir.
Bazen iyi ile kötü birbirine benzer, görünüsüyle ayirt etmek mümkün olmayabilir. Birbirlerine benzer görenler hata yapmis olurlar. Zehirle panzehir birbirine benzer, hatta tatlari da ikisinin acidir. Bunu, ancak insanlar birbirinden ayirt ederler. Zehir kötüdür ölüme zindana götürür, panzehir iyidir sifaya götürür. Birinden dert gelir, birinden deva. Iyiyi, iyiligi seçebilmek, o yetenegini insan olarak kullanabilmek gerekir.
Iki sözü birbirinden akilla ayirt etmek mümkündür. Akil insanin günesi gibidir, günes her seyi aydinlatir ne oldugunu gösterir. Iyi sözle, kötü sözü birbirinden ayirt etmek de bizim günesimiz akilla olur. Iyi ve kötüyü birbirinden ayirt edebiliyorsan aklin yerinde ve çalisiyor demektir.
Iyinin temsilcisi Habil, kötünün temsilcisi ise Kabil olarak görülmüstür. Diger taraftan iyi deyince melekler, kötü deyince ise akla gelen seytandir. Iyi insanlari gördügümüzde melek gibi biri, kötü ve kötülük yapan insanlara rastladigimizda seytanlasmis diye ifade edilir.
Melekler iyilik tarafindadir, seytan ise kötülük tarafta yer alir. Insanlar ise iki yönü vardir hem iyilik hem de kötülük yaparlar. Insanlari tamamen iyilik tarafina sevk etmek mümkün degildir. Içinde kötülük yapan veya kötü davranislar gösteren mutlaka olacaktir. Yasanilan bu olaylari buna göre degerlendirmek gerekir. Iyilik için elimizde mutlaka iyilik anahtari bulunmalidir.
Iyiligi sevmeyeniniz yoktur. Biz kendimize iyilik yapilmasini hep isteriz. Çünkü iyilige ihtiyacimiz var. Fakat baskasina iyilik yapmayi sevmeyiz veya yapmak istemeyiz. Iyiligi yapmak zordur. Baskasina iyilik eden aslinda kendine iyilik yapmis olur. Iyilik edenleri Allah sever, sevilen kisi ise iyilik görür. Bunun için kendinize iyilik yapmaya devam edin.
Allah; iyiyi, iyiligi, iyilik yapanlari, temiz olani, sabredenleri, güzel davrananlari, adil davrananlari, sevmektedir. “Iyilik edin, kuskusuz Allah iyilik edenleri sever.” (Bakara 195) Allah; kötüyü, kötülügü, kâfir, zalim, kibirli olani, bozgunculari, yalancilari vb. sevmez. “Süphesiz ki O, zalimleri sevmez.” (Sûrâ 40)
Bazen olaylar dis görünüsü ile degerlendirme yapilmaktadir. O olayin iyi veya kötü, hayirli veya hayirsiz oldugunu bilinmez. Sonucu önceden bilme yetenegini her insanda olmayabilir. Sonucu bakmak gerekir. Anlayis ve idraki de Allah cc. nasip eder. Gelecek için hep Allah hayirlisini nasip etsin diye duada bulunmaktan baska çare yoktur.
Musa (as) ile Hizir birlikte yolculuk yaparlar. Hizir, içi insan dolu gemiyi eline aldigi bir baltayla deler. Yolda gördügü bir çocugu öldürür. Yikik bir duvari da tamir eder. Hizir’in yaptigi bu islere Musa (as) akli almaz.
Hizir (as) söyle açiklar: “Gemi var ya, o, denizde çalisan yoksul kimselerindi. Onu kusurlu hâle getirmek istedim. (Çünkü) onlarin arkasinda, her (saglam) gemiyi gasp etmekte olan bir kral vardi.
Erkek çocuga gelince, onun ebeveyni mümin kimselerdi. Bunun için (çocugun) onlari azginlik ve nankörlüge bogmasindan korktuk. Böylece istedik ki, Rableri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin!”
Duvara gelince, sehirde iki yetim çocugun idi; altinda da onlara ait bir hazine vardi; babalari ise, salih bir kimse idi. Rabbin istedi ki, o iki çocuk güçlü çaglarina erissinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çikarsinlar. Ben bunu da kendiligimden yapmadim. Iste, hakkinda sabredemedigin seylerin iç yüzü budur!”
Iyilik için sabir gerekir. Insanlarin her zaman iyilige ihtiyaci var. Bizimde ihtiyacimiz var. Ayrica, sonucunda neyin iyi neyin kötü oldugunu bilmedigimiz hayatta iyilik içinde yasamak herkesin hakkidir. Bu hak, gasp edilmeden iyilik içinde yasayiniz. Ve iyilikler sizlerin olsun.