Kazakistan eski Sovyet Sosyalist cumhuriyetler birligine bagli bir ülke olarak varligini sürdürürken, Gorbaçov’un yaptigi radikal hamle ile bu birlik dagilmis, birlige bagli uydu Cumhuriyetler bagimsizliklarini ilan etmislerdi.
Kazakistan da Sovyetlerden ayrilmis bagimsiz ülke olarak Kurucu Cumhurbaskani Nursultanin istikrarli iktidariyla bu güne kadar sorunsuz gelmistir.
Ülke önemli derecede yer alti zenginliklerine sahiptir.
Peki, Kazakistan kendi iç sorunlari yüzünden mi karisti, yoksa çikan kargasada Amerika ya da Rusya’nin parmagi var mi?
Ben karisikligin Rusya eksenli oldugunu düsünüyorum.
Çarlik zamaninda Rusya’nin yayilmaci bir politika izledigini, sicak denizlere inmek için türlü entrikalar sergiledigini, bizi de bogazlarin kontrolü için tehdit ettigini hatirlayalim… Sonra gerçi kurtulus savasimiz sirasinda bolsevik devrimcileri Atatürke destek verdiler, silah gönderdiler… Fakat Stalin zamaninda sovyet yönetimi Kars Ardahan ve Bogazlara göz dikti.
Bizim NATO’ya girmemizle ise soguk savas döneminde sovyetlerle mutat klasik diplomasi iliskileri devam etti.
Ancak Gorbaçov’un sasirtici hamlesiyle sovyetler dagalinca, Sovyetlere bagli ülkeler bagimsizliklarini ilan edince, kendi iç dinamizimleri ve milliyetçilik akimlari devreye girmeyebasladi.
Fakat Rusya, daha dogrusu Putin yönetimi, daha önce eyaletleri gibi yönettikleri ve bu bakimdan da arka bahçeleri gördükleri bu devletler topluluklarini kendi hegemonyalarinda tutmak istiyorlar.
Bu bakimdan, bu ülkelerde kendi emperyal politikalarina ters düsecek gelismeleri kabul etmemekle kalmiyor, onlari dizayn etme ve cezalandirma yöntemi uyguluyorlar.
Peki, su anda Kazakistan Rusya’yi kizdiracak ne yapmis olabilir ki cezaya maruz kalsin?
Mesele sudur: Kazakistan’in önemli derecede yer alti zenginlikleri var dedik… Rusya Kazakistan’in özgürlügünün kendi çikarlarini tehlikeye sokmadan izin verildigi kadarini kullanmasini ister!
Öyleyse Rusya için Kazakistan’daki çikarlari hangi sebepten endise verici görüldü?
Su sebepten: Kazakistan kril alfabesini birakip, latin alfabesine geçme karari aldi… Rusça’nin ikinci bir resmi dil olarak kullanilma mecburiyetini kaldirdi… Kazakistan’da önemli oranda Rus nufus yasadigini da hatirlamak lazim.
Rusya için en önemlisi ise, Türkiye’nin önderliginde Türkçe konusan ülkeler toplulugu kavraminin gelistirilmesi oldu.
Bu gelisme, Türkçe konusan ülkelerin hem askeri alanda, hem de ekonomik ve kültürel alanda isbirligini gelistirmeleri demekti… Bu gelisme ayni zamanda Rusya’nin arka bahçem diye gördügü bu ülkelerin daha da özgür ve bagimsiz olmalari demekti!
Iste bu Rusya’nin kirmiziçizgileriydi, buna izin verilemezdi. Bu yüzden tetige basti, önce iç karisikligi baslatti, sonra da siz bensiz yapamazsiniz siyasetinin göstergesi olarak asker gönderdi.
Putin’in bu atagi ayni zamanda Türkiye’ye, bir anlamda Erdogana’da bir mesaj niteligindedir!
Rusya Erdogan’a demek istiyor ki; buralar benim kapsamim alanimda, buralar benden sorulur, her ne kadar bu cografyada Türkçe konusan ülkeler varsa da, onlar benim izin verdigim kadar sizinle isbirligi yapabilirler… Buralara fazla burnunu sokma!
Rusya’nin eski sömürgelerine sopa göstermesi sadece Kazakistan ile sinirli degil aslinda.
Ukrayna’yi ayrilikçi Ruslar ile cezalandiriyor… Kirim’i ilhak etti… Belarus’a parmak salladi… Gürcistan’i cezalandirdi. Ermenistan’da Pasinyan’i cezalandirdi.
Velhasil Rusya eski fabrika ayarlarina dönüyor, komünizimle yönetildigi zamanin emperyal bölümünü tekrar canlandirmak istiyor