Menü Ünye Kent Gazetesi
YAHYA CUMHUR TAPÇI

YAHYA CUMHUR TAPÇI

Tarih: 15.03.2021 18:26

KAZANAN İNSAN KAYBEDEN İNSANLIK

Facebook Twitter Linked-in

Son yüz yilda teknoloji, iletisim, ekonomi ve sosyal yasanti alanlarinda çok sey kazandigini zanneden insan, aslinda ne kadar çok sey kaybettiginin farkinda mi acaba…

Insanimiz, okuryazar, kültürlü, bilgili ve en gelismis teknolojiyi icat edip kullanma seviyesine çikti. Teknoloji üretiminde ve kullaniminda birbiriyle hatta zamanla yarisir durumdalar. Bu teknolojiyi ilk bulanlari bilmem ama üretip pazarlayanlarin çokça para kazandiklarini hatta digerlerini sömürme derdinde iken bir kisim insanimiz da bu teknolojiyi çok iyi kullanmakla ögünür durumda. Nihayetinde kendi zekâlarinin ürünü olup, kendi elleriyle ürettikleri bu teknolojinin kölesi durumuna düsmüs insan…

Ne büyük çeliski… “ Beserin böyle adetleri var, putunu kendi yapar kendi tapar.”

Insan, zekâsiyla, becerisiyle övünüp dururken insanligini kaybettiginin farkinda degil. Robotlasmis bir insan güruhuyla karsi karsiya insanlik. Insan, insanligini kaybedilmis. Insanliginizi kaybettikten sonra dünyayi parmaginizda oynatsaniz ne yazar! Nice Nemrutlar, Firavunlar da dünyayi ben yarattim havalarindaydi. Geriye ne kaldi onlardan…

Insan, daha dün küçücük evlere iki, üç aileyi sigdiriyor, huzurlu ve mutlu bir hayat sürebiliyordu. Küçücük odalarda tatli aile sohbetleri, masallar, hikâyelerle birbiriyle kaynasiyordu. Bilgi ve birikim bu aile sohbetlerinde gelisip gelecege aktariliyordu. Aileler diger ailelerle iletisime geçiyor ve sosyal dayanismanin zirvesini gerçeklestiriyordu. Tartistigi komsusu bile olsa onun sikintisini gidermede, ona yardimci olmada bir sakinca görmüyor, sadece komsuluk hakkini gözetebiliyordu.

Simdi…? Evlerimizi genislettik, esyalarla doldurduk odalarimizi, aile fertlerini azalttik… Elli altmis metrekarelik evlere on, on bes kisiyi sigdirabilirken daha dün; yüz kirk, üz altmis metre karelik evlere dört, bes kisilik aileyi sigdiramaz olduk. Daracik evlerde bir ömür birlikte yasarken daha dün; bugün, kocaman evlerde yalniz kaldik. Baska evlere gönderdik aile fertlerini. Onlar da kocaman kocaman evlerde yalniz baslarina kaldilar, yan komsularindan, alt ve üst komsularindan habersiz… Böylece birbirimizden bîhaber mutlu mesut(!) yasayip gidiyoruz…

Insan, köyleri begenmedi, akin akin sehirlere doldu. Derme çatma evlerde, mahallelerde sagliksiz bir hayat sürdüler. Üç bes kurus para geçirdiler ellerine büyük büyük evlere geçtiler. Simdi kendilerini çok zengin, mutlu, sehirli görüverdiler… Köylerini, köydeki islerini unuttular. Hepsinin bir bahanesi vardi sehirde yasamak için ve ne sehirli olabildiler ne de köylülüklerinden bir eser kaldi. Arasatta yasayip gidiyorlar iste yari sarhos, suursuzca... Fasit bir daire içinde kosustururken insan, yorgun ve bitkin, insanligini kaybettiginin bile farkinda degil.

Son zamanlardaki insanlarin birbirini hiç acimadan öldürmesi, iskenceye tabi tutmasi, sadece kendi menfaatlerine odaklanmasi, kendini düsünmesi ve kendi istek ve arzularinin sinirsizligi, insanligi yok ediyor. Birbirine kirdiriyor insan insani… Insana gücü yetmeyen, masum hayvanlardan aliyor sadistçe intikamini. Bir afet oluyor, kimileri can derdindeyken birileri mal yagmalama derdine düsüyor. Salgin hastaligin pençesinde bogusurken bütün insanlar elde ettigi asiyi bile diger insanlarla paylasma düsüncesinde degil hatta onlari sömürme araci olarak kullanabiliyor. Zenginligiyle ögünen devletler, asiyi baska kimseye vermek istemiyor. Bütün insanlarin salgina maruz kaldigi su günlerde bunlar sadece kendilerini düsünüyor. Böylece bu salgindan kurtulacaklarini saniyorlar. Insan, kazandigini düsünürken insanligini pazarladigini ve yagmaladiginin farkinda degil.

Insan insanliginin farkina varmali, yeniden insan olmali insanlik… Özüne dönmeli; yaradilis gayesini hatirlamali. Aileyi, kardesi, anneyi, babayi, amcayi, dayiyi, teyzeyi, halayi, yegeni, komsuyu, akrabayi, hisimi, dinini, imamini, gelenegini, görenegini, eglencesini, yasini, taziyesini yeniden hatirlamali, sahiplenmeli, paylasmali. Zengin ve fakir nimetinin sirrina varmali; paylasmak kültürünün idrakine varmali insanlik. Insanin, insanligini kaybetmesinin en önemli sebebi paylasma kültürünü kaybettigi içindir belki de kim bilir…   Insan, insanligina dönmedikçe dünyada huzur ve mutlulugu yakalayamayacaktir.  Huzur ve mutluluk yoksa yasamak neye yarar…     11.03.2021


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —