Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diyerek, Müslümanları her daim hakkaniyet ölçekli aksiyona çağıran bir dinin mensubu olarak, çarpık dünya düzeninde cereyan eden bir haksızlığın eleştirisini yapmak istiyorum. Müsaadenizle.
Efendim, olay şudur ki; İlk insandan günümüze kadar insanoğlu dünya namına bir şeyleri paylaşamamış ve birbirleriyle sayısız savaşlar yapmıştır. Malumunuzdur, en son yirminci yüzyılda dünya topyekûn birbirine girmiş, milyonlarca insan ölmüş, milyonlarcası da bu mağduriyeti yaşamıştır.
Yirminci yüzyılda cereyan eden ve yeryüzünü kan gölüne çeviren dünya savaşları ülkelere öylesine harap etmiş ki en son çare artık “savaşmayalım” diyerek Birleşmiş Milletler namında bir yapı oluşturmuşlar.
Birleşmiş Milletler örgütünü kurmaktaki amacı da şöyle yazmışlar. “Dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararası ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak.”
Peki, kuruluş amacının belirttiği herhangi bir faaliyet yapmış mı? Hayır. Şimdiye kadar daimi üyelerinin özellikle büyük abilerinin vahşi menfaatlerini korumak dışında hiçbir faaliyet gerçekleştirmemiş.
Hiçbir zaman mazlumun yanında olmamış, ezilene el uzatmamış, aç olana ekmek vermemiş. Velhasıl Birleşmiş Milletler garibana sahip çıkmadığı gibi daimi üyelerinin sömürge odaklı siyasetine de hep kalkan olmuş.
Dünyada milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken milyonlarca insan temiz su kaynaklarına ulaşamazken milyonlarca çocuk eğitim, barınma, beslenme, korunma gibi en temel insani haklardan uzak yaşarken, hala milyonlarca insan vahşetler altında özgürlük mücadelesi verirken ve asimilasyon politikalarıyla insanlar köleleştirilirken bu Birleşmiş Milletler ne iş yapar? Neden müdahale etmez? Ben söyleyeyim.
Çünkü onların öyle bir derdi yok. Ki bu zulümler, açlık, sefalet, ölüm çarkları onlar tarafından bizzat yapılıyor. Birleşmiş Milletlerden böyle bir faaliyet beklemek de abes olur zaten. Onu kuran, ayakta tutan, finanse eden devletler zaten yılanın başı, bedeni, kuyruğu.
Tamam, yılanın fıtratında yılanlık var. Onlar yılanlığını yapsın da biz neden ses çıkarmıyoruz?
Biz Müslümanlar olarak ortada duran haksızlığı dile getiremiyoruz. Zamanında bizden ödü kopan bu vahşiler, acaba bir ses etmiyoruz diye mi bu kadar cesur davranıyor. Vahşi Batı ne kadar vahşi olursa olsun bizler Müslümanlar olarak bunlarla mücadele etmememiz gerekiyor. Her platformda ve her yerde yaptıkları pislikleri haykırmamız gerekiyor.
Yaklaşık üç asırdır boynumuza geçirilen zincirleri kırıp, korkmadan, yılmadan ve yıkılmadan bu topraklarda mücadele etmemiz gerekiyor.
Yoksa dünyada bir mazlum var da zalim zulmediyorsa bunun vebali bize de yazılacak. Aç bir köpek bir garibin elinden ekmeğini çalmış da o garip aç yatacaksa o vebal bize de yazılacak.