Biz ihracattan ve ihracata dayali büyümeden memnun kalirken, bu arada yine biz farkinda olmadan dis güçler, alim miktarini arttirarak, iç piyasadan iyice mal çekip, fahis zamlara sebep olarak, "milli hükümete" seçim kaybettirme taktigi gelistiriyor!..
Acilen üretim kapasitesini, iç piyasanin ihracatin artmasindan etkilenmeyecegi sekilde arttirmak sarttir...
Dis güçler, Zincir Marketler agini, her türlü destekleyerek, fahis fiyat ve stoklarla "milli hükümetlere" seçim kaybettirme karargâhlarina çevirmistir...
Sirket yapilari ve sahipleri incelenmelidir...
KUSURSUZ TEHLIKE....!!!
Ayrica içeride Türkiye'nin ihracat üretimi ihtiyacini yanlis yönlendirenler var. Ihracat amaçli yatirim ortami yaratilmasini önerirken, sinsi bir plani da uyguluyorlar. Bu plan, "seçime kadar" yatirimlarin sadece ihracat amaçli olmasi ve mevcut üretimin de sadece ihracata yönelmesine sebep olmak!..
Yatirimlarin sadece ihracat amaçli olmasi ve mevcut kapasitelerin de sadece ihracata yönelmesi, iç piyasa için çok tehlikeli...
"Stokçuluktan" daha kötü sonuçlar yaratir.
Ihracat getirisi daha cazip gelecegi için, iç piyasaya ürün verilmez.
Vatandas mal bulamaz, buldugunu da ihracat fiyatina bulur, fahis fiyata alir.
Iç piyasa ihtiyaci mutlaka gözetilmeli...
Yani üretimin artmasi iyi birsey, ama bu üretim, ihracat ve iç piyasaya arz talep dengesinde paylastirilirsa...
Eskiden taktik olarak, üretimin sadece iç piyasaya hitap etmesini sinsi sinsi saglamaya çalisan dis güçler, Tayyip Erdogan’la tas duvara tosladi. Bununla yetinmeyen hükümetin inatla ihracata yöneldigini görünce; bu dis güçler, buradan yürümek zorunda kaldilar. Bu sefer de kendilerinden beklenmeyen bir baska taktige geçtiler. Madem ihracat odakli üretim olacak, o halde üretimin iç piyasaya akisini engellemeye yönelik çalismalar yapiyorlar. Iki yönelimin birlikte olmasini engelliyorlar. Bunun için, ya kendileri üretim kaynagi oldular ve ya oluyorlar, ya da üretim kaynagi ile dis piyasa arasina ve üretim kaynagi ile vatandas arasina tekellesmis, hakim pazarlama aglari kurdular. Zincir market aglari buna örnek. Insaat, ilaç sektörü içinde de ayni sinsi yapilar var...
Türkiye'de üretilen ürünler dis piyasaya gidince iç piyasa darlik çekecek. Bu darlik vatandaslari ezen enfilasyon ve kitlik yaratacak. Bu enfilasyon ve kitlik, fahis fiyat yaratacak. Bu fahis fiyat, "milli hükümetlerin" seçimlerde kaybetmesi için kullanilacak silah olacak...
Iste bunu saglayacak yapilar seçime kadar çalismaya basladi. Seçim yaklastikça ihracat bahanesi ile iç piyasaya mal vermeme baskisini arttiracaklar. Sonra da her "milli hükümet" dönemlerinde bir "darbe" gibi kullanmak üzere bu organizasyon yapisini koruyacaklar.
Yani “CHP nin dostlari” dis güçler ve içerideki yandaslari sinsi bir plani derinlestiriyorlar...
“Ihracatla büyümek” olmazsa olmaz. Bu kulaga hos geliyor, ama cok dikkatli olmak gerekir. Farkinda olmadan kör kütük buna yönelmis olmak, “iç piyasada darlik” tehlikesini de besliyor. Bu günden sonra eger hükümet bu hususu ciddiye almazsa, ihracat ve ihracata dayali büyüme verilerinden daha çok, iç piyasadaki KUSURSUZ TEHLIKE, ENFILASYON VE FAHIS FIYAT ILE BESLENEN YIKIM VERILERINI izlemek kaçinilmaz!..
Iç piyasada üretilen ve iç piyasaya satilan ürünlerin fiyatinin, dogrudan anlik dövize endeksli olmasi ve göz göre göre bunun önlenmemesi ve satici etiketi degistirip kenara çekilirken bütün yükün vatandasa yüklenmesi ise, baska bir TEHLIKELI SINSI YAPILANMANIN varligini ortaya koyuyor.
Bu sinsi yapilanmalar maya tutarsa, darbelere gerek kalmayacak, milli hükümetler için hep tehlikeli olacak...
Saygi ile...