Menü Ünye Kent Gazetesi
İBRAHİM HAKAN GÜN

İBRAHİM HAKAN GÜN

Tarih: 07.08.2021 18:03

ORGANİK TARIMIN TANIMI

Facebook Twitter Linked-in

Organik (Biyolojik, Ekolojik) tarim; üretimde kimyasal girdi ve ilaç

kullanilmaksizin, yalnizca yönetmelikler çerçevesinde izin verilen

girdilerin kullanimi ile yapilan, üretimden tüketime kadar her asamasi

kontrollü tarimsal üretim sistemidir.

Organik tarim, yalnizca saglikli gida üretim yöntemi olmayip, ayni

zamanda sürdürülebilir tarim ve kalkinma, eko-turizm, biyolojik

çesitliligin korunmasi, su kaynaklarinin korunmasi, erozyonun önlenmesi

ve çevre kirliligine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesinde de

etkili bir tarim yöntemi veya biyolojik kaynak yönetimi anlamina da

gelmektedir.

Organik tarim faaliyetleri; toprak, su, bitki, hayvan ve dogal kaynaklar

kullanilarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetistirilmesi, dogal

alan ve kaynaklardan ürün toplanmasi, hasat, kesim, isleme, tasnif,

ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, tasima, pazarlama, ithalat,

ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulasincaya kadar olan diger

islemlerini ifade eder.

ORGANIK TARIMIN ILKELERI

Insanligin var olusundan bu yana dogadan toplayicilikla baslayip bitkisel

ve hayvansal ürünlerin yetistirilmesi ve bunlarin islenmesini konu edinen

tarim, yalnizca maddi boyutuyla ele alinmamalidir. Tarim tarihi, kültürel

ve toplumsal degerleri içerisinde barindiran bir sektördür. Bu düsünceden

hareketle IFOAM (The International Federation of Organic Agriculture

Movements, Uluslararasi Organik Tarim Hareketleri Birligi) Organik

tarimin büyüme ve gelisimine esas olusturacak 4 temel prensip ortaya

koymustur. Organik tarim temel düsünce prensiplerini olusturan bu

ilkeler: 1. Saglik Ilkesi, 2. Ekoloji Ilkesi, 3. Dürüstlük Ilkesi, 4.

Duyarlilik Ilkesi olarak isimlendirilir.

Saglik Ilkesi: Organik tarimin bölünemez bir bütün halinde toprak, bitki,

hayvan, insan ve gezegenimizin sagliginin korumasi ve gelistirmesi

gerektigi düsüncesine dayali bir ilkedir. Bireylerin ve tür topluluklarinin

sagliginin, onlari içerisinde barindiran ekosistem sagligindan ayri

düsünülemeyecegini vurgulamaktadir. Saglikli toprak, insan ve hayvan

sagligini destekleyen saglikli bitkisel ürünlerin üretilmesini saglar.

Burada sagliktan kasit basit anlamiyla hastalik bulunmamasi degildir.

Saglik, canli sistemlerin bütünlük ve devamliligini saglayacak fiziksel,

ruhsal, sosyal ve ekolojik iyi gidisin sürdürülmesi anlamindadir.

Bagisiklik, esneklik ve yenilenme saglikli isleyisin temel unsurlaridir.

Yetistiricilik, isleme, dagitim, depolama ve tüketimi içerisine alan

organik tarim faaliyetlerinin rolü en küçük organizmadan insana

varincaya kadar tüm canlilarin ve onlari barindiran ekosistemlerin

sürekliligini ve gelisimini saglamaktir. Organik tarim özellikle sagligin

korunmasina özen gösteren, besin kalitesi yüksek ürünlerin üretilmesini

amaçlar. Bu açidan bakildiginda, saglik üzerine olumsuz etkiye sahip

gübrelerin, bitki koruma ilaçlarinin (pestisitlerin) ve hayvanlar için

kullanilan ilaç ve hormon gibi droglarin ve gida katki maddelerinin

kullanilmasindan kaçinilmasi organik tarimin en önemli ilkelerindendir.

Ekoloji Ilkesi: Organik tarimin dinamik ekolojik sistemlerin ve ekolojik

döngüleri dikkate almasi, onlara uygunluk ve onlarla uyum içerisinde

olmasi, onlarin devamliligini saglayici olmasi gerektigi düsüncesine

dayali bir ilkedir. Bu prensip üretimin ekolojik süreçlere ve geri

dönüsüme dayali yapilmasini vurgular. Organik tarim, yaban alanlari ve

dogadan toplama sistemleri dogadaki ekolojik denge ve döngülerle

uyumlu olmalidir. Organik faaliyetler yerel sartlara, ekolojiye, kültüre ve

deger yargilarina uygun olarak düzenlenmelidir. Organik tarim girdileri

yeniden kullanim, geri dönüsüm ve enerji ve kaynaklarin verimli

kullanimi yoluyla azaltilmali, böylece çevre kalitesinin iyilestirilmesi ve

kaynaklarin korunmasi saglanmalidir. Organik tarim uygun tarimsal

sistemin seçilmesi ve düzenlenmesi, yetisme ortamlarinin kurulmasi ve

yönetimi ve genetik ve tarimsal çesitligin sürdürülmesi yoluyla ekolojik

dengeye uyum ve uygunluk saglamalidir. Organik ürün üreticileri,

isleyicileri, tacirleri ve tüketicileri dogal güzellikleri, ikilimi, yasam

 

alanlarini, biyolojik çesitliligi, havayi ve suyu, kisacasi tüm çevreyi

koruma ve iyilestirmeyi ilke edinmelidir.

Dürüstlük Ilkesi: Organik tarimin, tüm çevreye ve hayat formlarina

saygi göstererek dürüstlügü ve adaleti saglayici iliskiler kurmasi

gerektigi düsüncesine dayali bir ilkedir. Dürüstlük, insan ve iliskide

oldugu diger canlilar arasinda paylasilan (birlikte yararlanilan) dünyanin

yönetimi, esitlik, saygi ve adalet kavramlariyla tanimlanabilir. Bu ilke,

yetistiriciler, çalisanlar, isletmeciler, dagiticilar, tüccarlar ve tüketicilerin

olusturdugu organik tarimla ilgili tüm kesimlerin, her seviyede

dürüstlüge uygun davranisi esas alan iliskileri kurmasi gerektigini

vurgulamaktadir. Organik tarim ilgili her kesime iyi bir hayat kalitesi

saglamali, yeterli gida üretimine katkida bulunmali ve yoksullugu

azaltmalidir. Yeterli miktarda ve iyi kalitede gida ve diger ürünlerin

üretimi organik tarimin temel hedeflerinden olmalidir. Bu prensip,

hayvanlar için onlarin fizyolojileri, dogal davranislari ve refahlarinda

iyilestirmeler saglayacak düzenlemelerin ve yasam sartlarin

olusturulmasini vurgulamaktadir. Üretimde ve tüketimde kullanilan dogal

kaynaklar sosyal ve ekonomik fayda hedeflerine uygun yönetilmeli ve

gelecek nesillere karsi sorumlu davranilmalidir. Dürüstlük, çevre ve

sosyal maliyetlerin hesaba katildigi, adalet ve açiklik ilkelerine uygun

üretim, dagitim ve ticaret sistemleri kurmayi gerektirir.

Duyarlilik Ilkesi: Organik tarimin, mevcut ve gelecek nesillerin ve

çevrenin saglik ve iyi gidisini korumayi esas alan bir sorumluluk ve

ihtiyat ile yapilmasi gerektigi düsüncesine dayali bir prensiptir. Organik

tarim iç ve dis gereksinimlere ve sartlara tepki veren canli ve dinamik bir

sistemdir. Organik tarim uygulayicilari etkinlik ve verimliliklerini

artirabilirler, ancak, bu durum saglik ve huzurun (iyi gidisin) bozulmasi

riskini tasimamalidir. Bu nedenle, organik tarimda kullanilacak yeni

teknolojilerin iyi degerlendirilmesi ve var olan metotlarin da gözden

geçirilmesi gerekir. Ekosistem ve tarimin birbirinden ayri düsünen

anlayis yeniden ele alinmalidir. Bu ilke organik tarimda teknoloji seçimi,

gelistirilmesi ve uygulanmasi konusunda sorumlu ve tedbirli

davranilmasi gerektigine vurgu yapar. Organik tarimin saglikli, güvenilir

ve ekolojik olarak uygun oldugu bilimsel olarak ortaya konmalidir.

Ancak, bilimsel bilgi bu konuda tek basina yeterli olamaz. Tecrübe, bilgi

birikimi, geleneksel ve yöresel bilgiler zaman içerisinde test edilmis

geçerli çözümler sunar. Organik tarim, genetigi degistirilmis organizma

olusturulmasi gibi sonuçlari öngörülemeyen teknolojileri kabul etmeyip,

sonuçlari bilinen uygun teknolojileri kullanarak önemli riskleri engeller.

Kararlar seffaf ve katilimci süreçlerle olusturulmali ve sonuçtan

etkilenebilecek tüm taraflarin gereksinimlerini ve deger yargilarini

yansitmalidir.

Organik tarim ve ekoloji iliskisi göz önüne alindiginda, uygulamayi da

içerisine alan fakli ilkeler dizini ortaya koymak mümkündür. Tüm bu

ilkeleri kesin sinirlarla birbirinden ayirmak mümkün degildir. Böyle bir

çabaya da gerek yoktur. Organik tarim bütünlük içerisinde ele alinmasi

gereken bir tarim sistemidir. Temel Düsünce ve uygulanabilirlik

açisindan organik tarim ilkelerini asagida oldugu gibi 5 ana baslikta 5’er

alt baslikla ifade edebiliriz.

1. Dogaya uyum

 Ekolojik dengeye uygun üretim planlamasi ve tarim sistemi

seçimi

 Yöre ekolojisine uygun tür, çesit, irk ve damizlik seçimi

 Ekim, dikim ve hasat zamaninin ayarlanmasi

 Yaban hayatin korunmasi

 Isletme tesis ve yapilanmasinin dogal habitata uygun olmasi

2. Kendine yeterlik

 Bitkisel üretim

 Hayvansal üretim

 Atik ve Artik yönetimi

 Madde döngüsünün kapali sistemle saglanmasi

 Enerji temininde yenilenebilir iç kaynaklara yönelme

3. Sürdürülebilirlik

 Ekim nöbeti

 Toprak, su ve biyoçesitliligin korunmasi

 Toprak verimliliginin korunmasi

 Asiri tüketimden kaçinma ve yenilenmeye imkan saglama

 Ekonomik üretim ve isletme

4. Saglik

 Biyolojik birikim ve kalintilardan kaçinma

 Pestisit ve zararli kimyasallarin kullanimindan kaçinma

 Hayvan sagligi ve huzurunu saglama

 Organik yem saglama

 Üretimden tüketime her asamada sagliga uygunluk

5. Izlenebilirlik/Görünürlük

 Standartlar ve mevzuata uyum

 Kayit tutma

 Kontrol

 Sertifikasyon

 Akreditasyon

 ORGANIK TARIMIN GENEL KURALLARI

1. Organik tarim faaliyetleri bitkisel üretim, hayvansal üretim,

organik tarim faaliyetlerinde kullanilacak girdi üretimi, dogal alan

ve kaynaklardan ürün toplanmasi ve diger yetistiricilik

faaliyetlerini kapsar. Organik yolla elde edilen bu ürünlerin hasat,

kesim, isleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza,

depolama, tasima, pazarlama, ithalat, ihracati ile ürün ya da

girdinin tüketiciye ulasincaya kadar geçirdigi diger islemler de

organik tarim faaliyetleri kapsaminda tutulur.

2. Yönetmelikte belirtilen kurallara uymak kaydiyla tüm ülke

sathinda organik tarim metodu uygulanabilir. Çevre kirliliginden

süphe duyulan alanlarda organik tarim yapilip yapilmayacagina,

kontrol ve sertifikasyon kurulusu veya kontrol kurulusu

tarafindan karar verilir.

3. Organik tarim faaliyetlerinde bulunan mütesebbisler

yetkilendirilmis kurulus kontrolünde çalismak zorundadir.

Organik tarim mütesebbis ile yetkilendirilmis kurulus arasinda

imzalanan sözlesme esasina dayanir.

4. Organik tarim faaliyetlerinin, üretimden tüketiciye ulasincaya

kadar her asamasi kayit altina alinir ve kontrole tabi tutulur.

5. Organik tarima ilk kez baslayanlar bitkisel üretim, hayvansal

üretim ve su ürünleri üretimine göre degismek üzere, belirli bir

geçis sürecine tabii tutulurlar. Geçis süreci ürünleri “Organik

tarim geçis süreci ürünüdür” etiketiyle pazarlanir.

6. Organik ürünlerin ve girdilerin reklam, tanitim, ihracat ve ithalati

ulusal mevzuata uygun olarak yapilmak zorundadir.

7. Genetigi degistirilmis organizmalar (GDO) (genetically modified

organism (GMO)) organik tarimda kullanilamaz. GDO içeren,

GDO’lardan olusan veya GDO’lardan elde edilen ürünler GDO

ürünleri olarak adlandirilir ve organik tarimda kullanilmalari

yasaklanmistir.

8. Organik ürünlerle Konvansiyonel ürünler genelde birlikte

üretilemez. Özel sartlar ve durumlar mevzuata uygun olarak

belirlenir. Konvansiyonel üretimde kullanilan bina, alet ve

ekipmanlar temizlenip dezenfekte edilerek organik tarimda

kullanilabilir.

9. Mevzuata uymayanlara idari para cezasi ve çalisma izinlerinin

iptali seklinde cezai hükümler uygulanir.

Organik tarim faaliyetlerinde yer alan yetkilendirilmis kuruluslarin,

isletmelerin, mütesebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini

izlemesi ve denetlenmesi, organik tarimin gelistirilmesi, koordinasyonu,

tanitimi, arastirmalari ve diger organik tarim stratejilerini belirlenmesi

T.C. Tarim ve Köyisleri Bakanligi nezaretinde yerine getirilir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —