Menü Ünye Kent Gazetesi
TURGAY GÜVEN

TURGAY GÜVEN

Tarih: 14.04.2021 16:00

Tanrı Narkissos, Nergis Çiçeği ve Narsizim

Facebook Twitter Linked-in

   Ünlü nergis çiçeginin hikayesi: Yunan mitolojilerinden birinde, Ida    daginin genç ve yakisikli delikanlilarindan, hem mükemmel derecede yakisikli ve hem de tahammül edilemeyecek derecede kendini begenmis  olan genç Tanri Narkissos, her sabah, Ida Daginin eteklerindeki  göle  gelir,  gölün maviliklerinde kendi güzelligini seyrederek,  kendinden geçermis. Narkissos’ u hep hayranlikla seyreden, ancak, onun, hiç yüzlerine bakmadigi,  orman peri kizlari ise, her gün yanina gittigi  gölün-göl perisinin  mutlulugunu  kiskanirlarmis.

  Ida Dagi’ndaki sarayinda etrafindaki  resmiyetteki  karisi, pardon sevgili esi  Hera’dan baslayip,  kizlari mizlari, artik  her neyse çevredeki bir yigin cinsi latif hatun kisi  ile birlikte ikamet etmekte olan Tanrilar  Tanrisi  Zeus ise, bu isten huylanmakta, Narkissos’ tan  fazla hoslasmamaktadir. Yine bir gün, Narkissos,  göl kenarinda  kendisini seyrederken, her nasil olduysa, çamurda ayagi kayar ve  göle düsüp, bogulur.

  Narcissos’un  ölümüne aglayan Orman perileri, Göl  perisinin de agladigini görürler. Kendileri gibi,  Narkissos’a asik oldugu  için agladigini düsünürler. Göl derki. “Narkissos benim mavi sularimda kendi siluetine bakarken, ben de, onun gözlerinin maviliklerinde, kendi güzelligimi seyrediyordum. Yakisikliligini hiç fark etmemistim.”der. Herkes aynada kendisini  seyreder. Herkes kendine güzeldir.

 Sonuçta; peri kizlarin perisan hallerini fark eden, heralde   biraz da vicdan yapan,  ulu Zeus, kizlara   bir babalik yapar. Narkissos’u bir çiçege dönüstürür. Her bahar mevsiminde  ormani çig,  gölü sis bastigi günlerde,  Nergis çiçegi,  topraktaki yumrusundan yeniden canlanir, boy gösterir ve çiçek açar. Ormanin ve gölün peri kizlari,   damlalarca    gözyasi dökerler.

 Kizlar  gözyasi  döküp dururlar  amma, Nergis’ in de  çok  umurunda  oldugunu  zannetmiyorum.  Huylu huyundan  vazgeçer  mi?

Derler ki,  Nergis,  gençlik- ergenlik simgesidir. Ayni zamanda  yalnizligi da  anlatir. Gençlikte bir  tür  yalnizliktir, toplumdan biraz uzak, dik basli bir yalnizlik. 

 

Bu  hikaye-efsane  bati  dünyasinda uzun bin yillar  boyunca  çesitli öykü  ve  sanat  eserleriyle  yasatilmis  olup, bunlarin  en güzeli ve  ünlüsü  olan, Italyan ressam Caravaggio'nun 1594-1596 tarihleri arasinda tamamladigi "Narcissus" (Ya da "Kendine Asik Olan Adam") adli yagli boya tablosudur. Eser Roma'daki "Galleria Nazionale d'Arte Antica"da bulunmaktadir.

 

Gerçege gelirsek,  kisaca,   Nergis  bitkisi,      Plantae-Bitkiler Alemi’nin  Magnoliophyta-Kapali tohumlular  Subesi’nin   Lilipsida-Tek çenekliler Sinifi’nin Asparagales  Takimi’nin  Amarylldanceae- Nergisgiller Familyasi’nin Narcissus Cinsi yabani nergis –Narcissus pseudonarcissus- Narcissus cinsinden bitki türlerinin ortak adidir.

En bilinen türleri,   Çin  Nergisi (Narcissus tazetta),  Yabani nergis (Narcissus pseudonarcissus), Fulya (Narcissus jonquilla),   Zerrin (Narcissus poeticus)   ve   Güz nergisi  ( Narcissus serotinus)  gibi  türleridir.Soganli  bitkilerdir. Saplari , 20 ile 80 cm  kadar  yükselebilmektedir. Taç  yapraklari, beyaz  ve sarinin karisimlari seklindedir.  Anavatanlari Avrupa’dir.   Tür  olarak  en zengin  çesitleri,   Ispanya  ve Portekiz’de  bulunur. Çesitli   türleriyle  tüm Akdeniz  kiyilarini  ve Kuzey Amerika’dan Japonya’ ya    kadar da  çesitli   türleriyle yayilmis olup ,  Avrupa,  Kuzey Amerika  ve Kuzey  Afrika  ülkelerinde   endüstriyel  tarimi  da  yapilmaktadir.  Yabani olarak  Türkiye’de  Ege  Bölgesinde  en çok Narcissus  poeticus  çesidi  bulunmakta  ve  yetistirilmektedir.

 

Gelelim,  adini  bu güzel  çiçekten alan Narsizm ‘e. Türkçesi  özseverlik.  Yani,  kisinin kendini  sevmesi. Kendine  tapmasi. Daha  dogrusu  kendi kendisine asik olmasi hali.  Bilimsel tanimini  ünlü  psikolog  Sigmeund  Freud  yapmis. Libido-cinsel  enerjinin benlige, iç  dünyaya   yönlenmesi. Yani tam da  ergenlikte, disa  açilma zamani gelmisken,   içe kapanmaya, dis dünyada  uzaklasmaya  baslama  durumu. Sonuç, sosyal  irtibat  bozuklugu,  kendi  hayalinde  kurdugun krallikta-yada kraliçelikte,  kendi  basina  yasamak.  Sen bilirsin. Bir gün olur, adamin ayagini, efsanedeki  gibi bir  kaydirirlar, elini kolunu  tutacak bir dostunda  yok ise, çok kasilma,  isin zor olur.

 

Bilimsel  tarafina  gelirsekl. Insan psikolojisi  iki  tabakalidir.  Bilinç ve  bilinç  alti   hali. Bilinç alti çocuklukla, Bilinç hali ise, ergenlik-yetiskin  kisilikle  beraberdir.Freud diyor  ki, bu is,  taa bebeklikten baslamakta.  Henüz , ‘ben  ve ben olmayan’i ayirt edebilme yetenegi  kazanamamis bir  bebek için,  bu durum gayet  normal. Çünkü, o  bir  bebek. Hiçbir  duyusu tam olarak  gelismemis. Renkleri, cisimleri, çevresindekileri   henüz tam olarak  seçemiyor. Annesini  bile  tam olarak  taniyamiyor. Acikma, susama  gibi ihtiyaçlari baskalari tarafindan karsilaniyor. Tamamen  içe  kapali  bir dünya. Birincil Narsizim Dönemi. Bilinçsizlik dönemi. Ancak gördügü,  ögrendigi , elde ettigi veya  edemedigi her sey  bilinç altina  yerlesiyor. Bilinç alti  olusuyor.

 

Bebek  büyüdükçe, dis dünyayla  iliskileri  artar, onun kurallarina  göre libidosunu  yönlendirir, sevgisi  ve  düsünceleri   farkli  nesnelere,  cinslere  yönelir. Ikincil Narsizim  Dönemi. Bilinçilik hali.Dünyanin  gerçeklerini  ögrenmeye  baslamistir.  Bunlara  göre  libidosunu  yönlendirmeye  baslar. Kendisine  örnek kisiler, idoller  tesbit eder,  kendisini  onlarla    bagdastirir  ve onlari hedefler.

 

Bilinç altinin    en derinlerinde  Id-istek  vardir. Genç bir insaninda bir takim istekleri vardir. Istekler,  açlik, cinsellik  gibi  en ilkel   ihtiyaçlarin  doyurulmasina  yöneliktir. Çocukluktaki her seyi  yapabilme  emellerini-  id’lerini  sürdürmeye, gelecegini  onlari  tatmin edebilecek sekilde  sekillendirmeye  çalisacaktir. Ileride, kendisine  iyi bir hayat kurmak istemektedir.  Tam zamanidir, çevreden güzel ve degerli bir seyler  kazanmak, varlik sahibi  olmak, asik olup, muhtesem bir  sevgi  yasamak  istemektedir. Kafasinda  idoller-idealler- kahramanlar  yaratir, bunlarla yasamaya  çalisir. Kiz çocugu hayalinde  herkesin begenecegi  çitir kiz  Barbie , oglan çocugu  her kesi yenen  kahraman delikanli –Süperman-Süper adam olur.  Simdikiler,  Spieder Mann -Örümcek  Adam oluyor. Kizlar  da, Kedi Kiz filan

Sonra  Ego-benlik  gelir. Ego, Id ile daha  sonraki   Süperego arasinda dengeleyici   bir   unsur  olarak  görev  alir. Yasi ilerlemis,  bu yasta  kisinin  ‘gücü,   zeka  fonksiyonlari    ve  bilgi  sentezi yetenegi ‘   çikabilecegi  en üst seviyeye kadar  çikmis,  cinsel  ve  maddesel   arzulari,    aradigi mutluluklari   bulmus  ve   bu  ara kademeye  kadar  bir çok sey  yerli yerine  oturmustur.

Yasaminda, sadece  kendisine  ait  bir  ailesi,  sevgilisi, parasi,  mali mülkü, çalistigi  ve  onu  gelecegine  götürecek saglam bir  kurum  vb. gibi elle  tutulur  bir takim kazançlari olmustur. Tüm bunlar  onundur.  Sahiplenmistir. ‘Tüm  bunlar  benim,  bunlarin  merkezinde  ben varim.’ Demektedir.

Benlik –Ego  baslamistir.  Benlik-ego’nun içerikleri,  bazen   bilinçli, bazende   iç güdüsel  olarak    bilinç öncesi veya   bilinç disi olabilir. Kazandiklarini  kesinlikle  kimseyle  paylasmak veya  kaybetmek  istemez.   Bundan  sonraki   isi,   bu  istekleri ve  kazanimlari  vb.  sürdürmek  ve devamini   korumaya  almaktir. Kisisel  güvenlik. Kazandiklarini ve  gelecegini,  garantiye  alma.Bunlarin  içerisinde   en   güçlüsü , ailesini, çocuklarinin disa  karsi savunma. Analik va Babalik  Formu.

 

Daha sonra Süper Ego-Üst benlik  gelir. Süper Analik-Babalik Formu. Zihnin  süper  olma  yönünde  ilerlemesi. Süper-Ego , Üst Ben-Yüce  Ben. Kisi artik yaslanmis  veya   tüm istekleriyle  ve  kazanimlariyla  maddi  manevi  doygunluga  ulasmis,  kendi  benligini asmis, zirveye,   geri  dönülmez  bir  olgunluga  dogru gitmektedir.  Her seye hakim olan  ve   hükmeden klasik  Büyük  Ana – Büyük Baba figürüyle, her seyden üstün ve  her seye  hakim,   sonsuz  mutluluga-Nirvana’ya  ulasmak üzeredir. Ancak, gün geçtikçe bedensel  gücünü  yitirmeye  baslamistir.  Buna  ragmen, hala,  içinde bulunan  güç, maddi kazanim ve cinsel tatmin  ideallerini  bastiramamakta,    Olimpos’un tepesindeki  Zeus gibi, ardindan kimseyi  de istememektedir. Yaslilarin, ardlari  sira,  kendileriyle  ayni yoldan  geçerek gelmekte  olan gençleri,   gerekli- gereksiz  yere ve çok çok kez haksiz  olarak  elestirmelerinin  bilinç altindaki sebebi, bu rakip- rekabet, birgün  birilerinin  gelip, onlarin kendileri  için kurduklari dünyayi-saltanati yikacaklari,  onu  tahtlarindan  indirecekleri   korkusudur.

 

Narsist  kisiler, genelde  bencil, sade kendini düsünen ,  baskalarinin düsünce  ve isteklerine gereken ilgiyi göstermeyen  bir yapidadirlar.  Ancak, yine de   Narsizm,  azi yarar, çogu  zarar  bir  kisilik  bozuklugu olarak kabul edilmelidir. Gençlik  yillarindaki  yasam   savasiminda ,  gençligin, sik raslanan,   eziklik,  cesaretsizlik gibi  yetersizliklerini  asmasina  yardimci olan  bir  öz güven   faktörü olabilirken , gençligin bazen abartili  duygulari olan  asiri merhametlilik,  baskalari için  büyük fedakarliklar  da bulunma  gibi  yanlislarini   da frenler.

 

Ego-benlikte ise, tüm bunlar  bir düzene oturmustur. Ancak, çogu  zaman ,  Süper Ego-Üst benlikte   tüm duygular en yukariya  firlamis, kisi  tutulamaz,  dizginlenemez  hale  gelmistir.  Megalomani.  Büyüklük  kompleksi.  Güç ve  iktidarinin  hep sürmesini  istemektedir. Narsizm’in en tehlikeli  formu,  bu tür  Ebedi Ben Merkezlilik-Egosantrizm,yani,  hep ben, hep ben.. seklidir. Zihinsel olarak sürekli,  asiri bir  sekilde  kendini hep yeterli hissetme  ve kendini,  güç, prestij sahibi ve   üstün görme ile mesgul olup, bu durumun kendisine  ve  baskalarina  verdigi  yikici hasarlari  göremememe  halidir.

 

 Bu durum, krallar, diktatörler  gibi   toplum  içerisinde en üst  seviyelerine  çikmis kisilerin bazilarinda  uzaya  kadar  firlar. Misir’da Firavunlar, Roma’da  Imparatorlar, Fransa’da  Günes Krallar vb , bu tür bir özel Süper Ego  Narsizm’in  kutsal örnekleridir. Güçlerinin  ve  sehvetlerinin  sonu yokmus gibi  davranmislardir. Bu da,  yukarida anlattigimiz ,  Süper ego- Megalomani-büyüklük  kompleksinin en  rahatsiz  edici  ve  tehlikeli seklidir. Yüzyilimizda  Nazi Almanyasi’nda   Hitler, Sovyet  Rusya’da  Stalin,  Fasist  Italya’da  Mussolini’ de  böyledir.   En büyük  korkulari ise,  ardindan gelen rakiplerinden  rekabet  korkusu, bir gün güçlerini  kaybederek,  yikilacaklari , asagi  gördükleri diger  insanlarinin  seviyesine   düsecekleri  düsüncesi,  olmustur.

 

  Bu anlattiklarimiz , mutlaka,  az veya  çok  herkeste vardir ve bunun  panzehiri de,   zihinsel   gelismislik,   fikren  olgunlasmislik,  alçakgönüllü  bir  toplumsallik  ile genis  gönüllü bir  bireyselliktir. Sonuçta,  insanoglu , yüksek  daglarda  oturup , yukarilardan,  asagilardaki parlak göllerde kendisini   seyreden,  yüce  bir  göksel tanri degildir , yeryüzünde  yasayan etten kemikten  sade  bir canli varliktir  ve  isiltili  aynalara  bakarken, kisiliginde, bunlari  da  görmelidir.

Kissadan  hisse. Tüm bunlar  insan oglunun   içgüdüsel  yanlislari ve  mantiksal   yanilgilaridir. Eski Yunanlilarda bunlarin  üzerinden bir  efsane  yaratmislar.  Nergis çiçeginin  ne  kabahati  var, o sadece, her baharda  açan,  çok güzel   bir  çiçek.

Saygilarimla. Turgay  Güven.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —