Evimiz, Çamurlu- Tepe civarinda oldugu için, özellikle soguk kis günlerinde Ünye'ye tepeden bakinca, baca dumanlarindan bogulan bir körfez Ünyesi seyrederdik. Baca dumanlari körfez kisminin üzerine çökmüs, nefes aldirmayan zehirli havayi soluyan insanlarimizi düsününce çok üzülürdük. Kendimizin bu zehirli havadan uzak olusu nedeniyle elbet ki seviniyor degildik. Ruhen o insanlarimizla beraberdik. Çünkü bizler; " Komsusu açken kendisi tok yatan, bizden degildir." ve "Kendiniz için istemediginizi din kardesiniz için de istemedikçe, imâniniz tamam olamaz." buyuran bir peygamberin baglilariyiz. Yani bizler, kendisinden önce içinde yasadigi toplumu düsünme kültürü ile yetistik. Bu kültür, asirlarca dünyaya örnek olmus, zengin bir kültürdür.
Güzel Ünye'mize dogalgaz geldikten sonra, sanki bizler yeni bir dünyaya dogmus gibi olduk. Piril piril ve tertemiz bir hava soluyoruz. Kar yagarak beyaz örtüsüne bürünen Ünye'nin bütün güzelligi açiga çikinca, geçmiste baca dumanlarinin sesinden farkedemedigimiz, farkli bir Ünye'ye dogduk. Dumansiz ve zehirsiz Ünye'nin bembeyaz güzelligini, doya doya seyrediyoruz. Dogalgazin büyük bir nimet oldugunu, her geçen gün biraz daha farkederek. Temizligi yaninda rahatligi, zahmetsiz ve ucuz bir yakit olusu, her zaman tercihlidir. "Ucuz" ifademin, hosunuza gitmediginin farkindayim. Ancak, cebimizden çikan NAKIT parayi düsünerek yaptiginiz hesaplamalarin ötesine geçerek; kendi ormanimizdan, kendi agacimizdan bile olsa, odunun hazirlanmasindaki yevmiyelerimizi, nakliyelerimizi, dograma emeklerimizi kurus kurus hesaplayarak yaptigimiz bir muhasebenin sonucunu karsilastirirsak ve ayrica, dogalgaz almazdan önceki kullandigimiz mutfak ve banyo tüplerimizi de hesaplamalarimiza dahil edersek, benim "ucuz" ifademe itiraz etmiyeceginizi düsünüyorum. Çünkü ben, bütün bu saydiklarimin ortak hesabindan sonra "ucuz" ifadesini, bilinçli olarak kullandim. Sunu da belirtmeliyim ki, her rahatligin da bir bedeli, elbet ki olmalidir, olacaktir. Hâlen dogalgaz alamayan veya pahali diyerek almayan insanlarimiz var; onlar için üzülüyorum. Gücü olmadigi için alamayanlara Allah, en kisa zamanda o gücü nasibetsin. Gücü oldugu halde para hesabi yapanlara da Allah, isabetli düsünme yetisi versin. Halkimizin tamami dogalgaz alirsa, elbet ki daha temiz hava teneffüs edecegiz. Sikintimiz o; yoksa kimsenin yakacagi kömürü, odunu ile bir derdimiz yoktur.
Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; o da, sudur: Benim evime dogalgaz baglanali iki sene oldu. Bir defa kontrol için gelen olmadi. Geçtigimiz günlerde bir yetkiliyi kendim çagirarak, baglanti yerlerini kontrol ettirdim ve kombinin temizligini yaptirdim. Içinden, hiç aklimdan geçmeyen pislikler çikti. Bayagi miktarda kum çikti. Bunlari yazmaktan amacim, dogalgaz kullanan okurlarimin dikkatine sunmaktir. Dogalgazin çok rahat ve kaliteli bir yakit oldugunu dillendirirken, çok fazla tehlikesinin de oldugunu kabullenmeliyiz. Zaman zaman haberlere yansiyan ölümlü patlamalari ve yanginlari üzülerek izliyoruz. Almanya' da kaldigim sürelerde orada gördüm ki, dogalgazin kontrol görevlileri var ve belirli sürelerde düzenli olarak kontrol yapiyorlar. Bizlerde de kontrol sistemi kurulmalidir, diye düsünüyorum. Üç-bes kurus masrafimiza yazilir ama daha emniyetli olur. Her nimetin, külfeti de olacaktir.
Saygi, sevgi ve selâmlarimla...