Ben 1973 yilinda üniversite sinavina girdim.
O yil ülkemizde sinava girenlerin sayisi 26 bindi.
Hatta söyle bir hatirlatmada bulunayim. O yil üniversite sinav sorulari çalindigindan biz 2. kez sinava girmek zorunda kalmistik.
1973 yilinda, Türkiye’de toplam 12 üniversite vardi.
Bu üniversitelerde okuyan ögrenci sayisi ise 20 bini geçmiyordu.
Sinav sonuçlarina göre Hukuk Fakültesine girme hakki kazanmistim. Babam hukuk okumami istemedi. Trabzon’a gittim, Egitim Enstitüsü’ne kayit yaptirdim.
Geçen yil kaybettigimiz Ufuk Mistepe ile birlikte gitmistik Trabzon’a. O Egitim Enstitüsünün FKB Bölümüne, ben Türkçe Bölümüne kayit yaptirdik. Ufuk, bir yil sonra KTÜ Orman Fakültesi’ne geçis yapti. Okulu orada bitirdi.
O yillarda Ünye’nin sehir nüfusu 20 binlerdeydi.
1973’te Trabzon’un nüfusu ise 50 bin civarindaydi.
Ünye’den Trabzon’a gitmek için otobüse bindigimizde 7-8 saat sonra varabiliyorduk.
Hep içimden geçirirdim; ‘”Acaba gün gelir Ünye’de de üniversite olur mu?” derdim.
Derdim de böyle bir seyi asla mümkün görmez… Böyle uçuk kaçik hayal kurdugum için de gülerdim kendime…
Yillar geçti…
1980’li yillarin sonuydu… Rahmetle aniyorum, Av. Cemil Yürür’ün bürosunda sohbetimiz sirasinda birden; “Ünye’de bir fakülte olsa nasil olur?” diye sordu.
Ben cevap veremedim… Saskin, öyle baka kaldim.
Öyle ya, 16-17 sene önce Ünye’de yüksekokul olur mu? diye kendi kendine soran… Sonra da bu hayaline gülen ben, simdi bu soru karsisinda sasirmam da ne yaparim?
Saskinligimi sezen Cemil Abi; “Ne o, olmaz böyle bir sey diye mi düsünüyorsun?” dedi.
Ben de kendisine geçmiste hayal ettigim… Ve o hayalime güldügüm hatirami anlattim.
Cemil Abi o yillarda Anavatan Partisi Ilçe Baskani’ydi.
Abisi Sükrü Yürür ise Ordu Milletvekiliydi. Sanayi Ticaret Bakanligi ve Anavatan Partisi Genel Baskan Yardimciligi yapan güçlü güçlü-etkili bir siyasetçiydi.
Bu düsüncenin Sükrü Bey’den kaynaklandigini… Ünye’de fakülte isteginin onun düsüncesi oldugunu bilmemek saflik olurdu.
Nitekim hangi Üniversitenin hangi fakültesi olsun? Yeri neresi olsun? çalismasi baslatildi Ünye’de.
Çok sürmedi 1991 seçiminde iktidar degisti.
Rahmetle aniyorum, Refaittin Sahin Ordu Milletvekili oldu. Fakülte çalismalarini o sürdürdü. KTÜ’ye bagli Ünye Iktisadi ve Idari bilimler Fakültesi açildi Ünye’de.
Fakültenin açilisinda Ünyelilerin nasil sevindigini… Benim ise nasil heyecanlandigimi dün gibi hatirlarim.
Tarim Kredi Dinlenme Tesislerinde açilan fakültenin egitim-ögretim verecek mekan haline dönüsmesi için Ünyelilerin gayretlerinin yakin sahidiyim.
Ayni sekilde sonraki yillarda açilacak yeni bölümler için binada tadilat islerinde gösterilen fedakarliklarin da sahidiyim.
Devaminda binanin Tarim Kredi Kooperatifinden satin alinmasi… Böylelikle Fakültenin çok önemli olan yer sorunun giderilmesi… Burada, AK Parti Milletvekili Idris Naim Sahin’i anmadan geçemeyecegim… Binanin satin alinmasi onun katkilariyla gerçeklesti.
Ilçemizde Kültür Egitim Dernegi Baskani Resit Erol öncülügünde yürütülen bütün bu çalismalar hiç hiz kesmedi. Devam etti, Ünye’de yüksekögrenim için yerleske kurma çalismalarina dönüstü.
Nitekim yerleske için bölgede esi benzeri olmayan konum ve degerde yer bulundu. Eski havaalani sahasinda kurulacak yerleske alani Ordu Üniversitesi’ne tahsis edildi.
Simdi bu alan üzerinde ODÜ Ünye Yerleskesinin ilk fakülte temeli 16 Temmuz 1921 Cuma günü atilacak.
Yerleske alani 165 dönüm. Ileride gerekirse 600 dönüme kadar büyüyebilecek rezerv alani var.
Çok iyi biliyorum Ünyeliler durmayacak…
Ünye Kültür Egitim Dernegi hiz kesmeyecek…
ODÜ Ünye yerleskesinde yeni fakülteler kurulmasi için çalisilacak.
Görüldü ki Ünye’de Yüksekögretim bir sevda… Ünye’yi ‘ÜNIVERSITE SEHRI’ yapmak Ünyelilerin karasevdasi…
Bunun tarihi, kültürel temelleri, kökleri var bu sehirde…
1800’lü yillarin ilk yarisinda medrese egitimi yapilan bir sehir Ünye…
Sadullah Bey Medresesi ve bu medreseye bagli 16 medrese ilim-irfan yuvasi olarak egitim-ögretim veriyordu bölgede.
Sadullah Bey Medresesi o dönemin üniversitesi… 16 bagli medrese fakülteleri…
Seyhül Müderrisin Ünyeli Yusuf Bahri Efendi ise bu üniversitenin Rektörü görevini yapiyordu.
Bu sehirden kadilar yetisiyor, Osmanli Imparatorlugunun her tarafinda görev ifa ediyor… Kaptanlar yetisiyor, denizlerde mücadele ediyor… Mustafa Rakim, Ismail Zühtü, vb… ilim insanlari, sanatkarlar dönemlerinde etrafina isik saçiyordu.
Ünye bunlarla kadim… Biz bu birikimlerin devamiyiz…
Durmuyoruz, birikime yeni birikimler ilave ediyor, gelecek nesillere aktariyoruz.
Dedim ya üniversite bu sehrin karasevdasi…
Ama bos bir sevda degil ezelde kökleri olan… Sürekli artan ebede dogru yürüyen bir sevda…
Kalin saglicakla…