Osmanli Devleti’nin Karadeniz sahilindeki önemli ticaret ve liman kentlerinden biri olan Ünye’de ticari hayatin en canli noktasi Büyük Çarsi idi. Ünye Büyük Çarsisi kaza dâhilindeki üretilen ürünlerin haftanin belirli günlerinde satisinin yapildigi, bunun disinda pek çok farkli kalemde dükkânlarin bulundugu çok önemli bir mekândi. Tarihi Ipek yolunun Ünye’den Tokat, Sivas istikametine devam ettigi düsünüldügünde sehrin limanina gemilerle gelen emtianin, kervanlar vasitasiyla Anadolu içlerine sevki hareketli bir ticari potansiyelin varliginin deliliydi. Ayni zamanda Ünye; yerli ve yabanci ticari kumpanyalarin basta kendir, tel, kereste olmak üzere limandan yükledikleri önemli ihraç ürünlerine sahip zengin bir ardiye konumundaydi. Kentin ticari potansiyelinin bizlere bir fikir vermesi açisindan 5 Ekim 1830 tarihli ÜSS.135 numarali kayda bakmakta yarar görüyorum. Buna göre 1830’’da Ünye’de 233 dükkân bulunmaktaydi. Bunlarin önde gelenleri ise; 11 Ekmekçi Firini, 15 Kahvehane, 10 Demirci, 15 Magaza, 7 Kuyumcu, 6 Çömlekçi, 40 Terzi, 5 Dikici, 14 Tuzcu, 8 Berber, 24 Attar, 4 Kalayci, 6 Duhanci (tütüncü), 2 Çilingir, 3 Boyaci, 4 Nalbant, 2 Abaci, 1 Çarikçi, 2 Çakmakçi, 1 Meyhaneci, 1 Hamam, 1 Yemisçi, 1 Mumcu, 6 Bakkal, 1 Serbetçi dükkani ve diger is kollarindan olusuyordu. Ünye Büyük Çarsisindaki dükkânlarin denetimleri ise Muhtesip tarafindan yapilirdi. Burada saydigimiz dükkânlar yalnizca Türklerin degildi. Ayni zamanda kentte yasayan Ermeni ve Rum esnaf ve zanaat erbabinin da ticarethanelerdeki orani yüksekti. Zamanla bu dükkânlarin sayisinda ve niteliginde artislar yasanmisti.
1904’te yangin öncesinde Ünye’deki toplam dükkân ve magaza sayisi 660 idi. 13 Aralik 1904 tarihinde çikan Büyük Çarsi yangininda Ünye ekonomisinin önemli oranda kayip yasadigi anlasiliyor. Konuyla ilgili olarak Trabzon Vilayeti Valisi Resat Bey tarafindan 15 Aralik 1904 (2 Kanun-i evvel 1320) tarihinde Dâhiliye Nezareti Celile’sine yazilan yazida ayrintilari görüyoruz. Buna göre Ünye Çarsisinda Takim oglu Mustafa’nin sahibi oldugu kahvehaneyi Eyüboglu Mehmet Ali kiraci olarak isletmekteydi. Kahvehane altindaki dükkânda 13 Aralik 1904 Sali aksami, saat sekiz buçukta yangin baslamisti. Yanginda çarsidaki dükkânlarin birbirine yakin ve bitisik olmasi, ayrica çogu dükkânin ahsap malzemeden yapilmis bulunmasi dolayisiyla yanginin yayilmasi hizlanmisti. Büyük Çarsi yangini yaklasik dört saat süren bir mücadele ile ancak kontrol altina alinabilmis ve söndürülmüstü. Yangin sonrasi yapilan hasar tespit çalismalarinda ortaya çikan tablo suydu; seksen kadar ev, dükkân, firin, ahir ve odunluklar kül olmus veyahut kullanilamaz hale gelmisti. Yanginda can kaybinin olmamasi ise büyük bir teselli idi. Yangin yaklasik yirmi bin liralik maddi zarara yol açmisti. Bu zararlarin giderilebilmesi için devlet destegine duyulan ihtiyaç ortadaydi. Bu nedenle Vali Resat Bey konuyu buraya getirerek muhakkak surette yardim yapilmasinin elzem oldugunun Canik Mutasarrifliginca da ifade olundugunu bildirmekteydi (BOA.DH.MKT.916-41-1).Konu baskent Istanbul’da dikkatle takip edilmis ve 17 Aralik 1904’te Dahiliye Nezaretinden Sadaret Makamina, gelen telgraf suretiyle birlikte arz edilmisti. Bundan sonraki süreçte her ne kadar yazismalarda bir malumat elde edilemese de öyle anlasiliyor ki Ünye Çarsisi’nda meydana gelen bu büyük yanginin yaralari devlet destegiyle sarilmaya çalisilmistir. 1911’de Ünye’ye gelen Tanin Gazetesi yazari Ahmet Serif Bey Ünye Çarsisi’nda düzenli büyük dükkânlar, magazalar gördügünü ifade etmektedir. Bu da bizim tespitimizi dogrular mahiyettedir.
21.yüzyilin ilk çeyreginin sonlarina dogru yaklastigimiz su yillarda temennimiz; kadim bir geçmise sahip Karadeniz’in incisi Ünye’miz; tarim, hayvancilik, sanayisi ile egitim, kültür ve turizm kenti olma vasiflariyla, gelenekten moderne tasidigi mirasiyla göz kamastirici bir sekilde parlamaya devam edecektir.