Menü Ünye Kent Gazetesi
İSMAİL SARI

İSMAİL SARI

Tarih: 08.07.2021 18:07

YOL PARASI

Facebook Twitter Linked-in

Ülke, Istiklâl Harbinden  çikmis; fakirlik, yokluk, kitlik kol geziyor. Tarlada çalisacak erkek yok. Kendisini zor tasiyan iki-üç ihtiyar erkek ve çocuklari ile kadincagizlar ... Her taraf dökük-saçik, perisan ... Yol yok, degirmene götürecek zahire yok, ekmek yapacak un yok, satin almaya para yok. Asayisi saglayacak kolluk kuvvetleri zayif. Bütün bu yokluklar yetmiyormus gibi; harp kaçkinlari, asker kaçagi eskiya, yokluklar içinde çirpinan kadincagizlarin inegini - öküzün,  tavugun - yumurtasini  çaliyor veya elinden zorla alarak  daga kaçiyordu.

  Yavas yavas toparlanan ülke,  öncelikler arasina aldigi ulasim sorununu çözmek için el-ele,  omuz-omuza verme prensibi ile;  çalisabilenlerin gücünden, parasi olanlarin  varligindan faydalanilarak yollar yapiliyor, köylere- kentlere ulasilmaya çalisiliyordu. Isin kötü tarafi;  daha önce daglara kaçan eskiya,  sosyal toplum düzeldikçe,  yavas yavas halkin içine sizarak toplumun bireyi haline geliyor ve adam yoklugundan istifade ederek yönetim kademelerinde görev aliyordu. Dul kadinlardan yok pahasina veya zorla aldiklari arazilerin basinda AGA, köyde/mahallede muhtar, ileri gelen söz sahibi kisi ve halki temsil eden vekil oluyorlardi. Kuzu, kurda teslim... Ye babam ye !.. Ösür adi altinda, vatandasin ürettigi nesi varsa elinden aliniyordu. Iste  bu karmasik ortamda halktan alinan  YOL PARALARI ( yeni yapilmakta olan yollara katki parasi),  vatandasi canindan bezdiriyordu. Yoktan vermenin ne agir bir iskenceye dönüstügünü  tahayyül edelim ( hayalimizde canlandiralim). Ünye-Çaybasi ( o zamanki adi ile Çilader ) yolunun kazma-kürekle çalisilarak yapildigini ben çocuklugumdan hatirliyorum. O günlerde araba yoktu.  Bir hafta içinde bir veya iki kamyon geçecek de görecegiz diye,  karsi-beri yolu gözlerdik .

   Yol  Parasi Devam Ediyor

       Eskiler,  yol yapim parasi vermisler. Bizler de simdi, rahat asfaltta uçarken CEZA PARASI ödüyoruz.  Geçtigimiz, yaklasik bir ay içinde ,  ayni yerde ( Ünye Fakültesi civarinda) HIZ  sinirini asmaktan  iki defa ceza  ödedim. Yol rahat,  araba da gidiyor;  ver gazi, öde    cezayi... Irademizi  heveslerimize teslim etmisiz, nefsimize güç yetiremiyoruz. Bu heveslerin arkasindan  ölüm, gözyasi, aci-elem geldigini hep biliriz de,  nefislerimize bir türlü güç yetiremeyiz.

 Bayram Tatili  Ve Trafik Sorunu

   Bizler millet olarak birbirine bagli, hisim-akrabasini seven, sila-i Rahmi (yakin akrabayi ziyaret) önde  tutan, ziyaretlesmeyi Peygamberimizin bir Sünneti olarak diri tutmayi ve yasatmayi dini-milli bir görev bilen incelige sahibiz.  Bu özelligimiz bizi, dini bayramlarda bir arada olmaya zorluyor  ve yollara düsüyoruz. Acelecilikten, birbirine giren araçlar,  kavgalar ve kazalar. Bu kazalarda trafik canavarina çok kurbanlar veriyoruz.

   Iste  ben,  bu yazimi kendi hikâyemi anlatmak için degil de bayram tatili  TRAFIGINE  dikkat çekmek için yazdim. Kazasiz-belâsiz,  huzurlu ve saglikli yolculuklar ile hayirli tatiller,  dileklerimi sunuyorum.

   Saygi, sevgi ve selâmlarimla...

         Ismail  Sari


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —